Bu kitabı okuduktan sonra şefkatin ,Aşkın, sevginin ne olduğunu daha iyi anladım. İnsanları ,canlıları ve hatta bütün her şeyi terbiye etmenin vurmak, kırmak, dövmek değil, sevmek olduğunu anladım.
Kitap bizlere günün birinde acıyı keşfeden bir çocuğun hikayesini anlatıyor kitabı okurken soluk soluğa müthiş bir dikkatle okuyacağınıza hiç şüpheniz olmasın. kimilerinde derin etkiler bırakacak bu kitap bende mutluluğun temel taşının para değil , sevgi olduğunu anladım.
Zeze, henüz 5 yaşında olmasına rağmen hayat dolu,aşırı yaramaz, düşünceleri yaşına göre fazlaca olgun,çok zeki, kalbi temiz, hayata ve zorluklarına alışmaya çalışan bir çocuktur.
Erken yaşta okumayı sökmüş ve çevresindekileri şaşırtmayı başarmış böylelikle küçük Zeze aslında büyük bir adam olma yolunda ilk adımlarını
atmıştır.
Hayaller dünyasında yaşayan Zeze, ailesinden
bulamadığı sevgiyi başka şeylerde aramaya başlar
Kitap çoğu yerde beni üzsede sıkılmadan defalarca kez okuyacağım kitap olma hakkını şimdiden elde etti. Umarım yeni okuyucuları için de öyle olur :)
"KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARA HER ŞEYİ NEDEN ANLATMAK GEREK?"
Hakikaten de sevgili Portuga, bana her şeyi çok erken anlattılar.
Hoşça kal!
İstediğimiz şeyleri bilinçli olarak hayatımıza çekebilmek için kalbimizle beynimizin aynı istikamette bakmaları gerekmektedir. Bu iki enerji kaynağı uyum içerisinde çalıştığı sürece, elde edilmeyecek hiçbir şey yoktur.
Bir insanın takt sahibi olmasını zorunlu kılan özellik o kişinin kendi şahsıdır. İnsanların başkalarından daha çok kendi nefsi ile ilgilenmesi ve hareket etmesi çok doğaldır. Fakat bir insanın karşısındaki insanı etkilemesinin tek yolu onunla ilgili konuşmasıdır biz de böyle bir durumda önce kendi işlerimizden değil karşımızdaki insanın meziyetlerinden bahsetmeli ve ona göre kendi yönümüzü belirlemeliyiz. Kendisinden bahsedildiğinde de etkilenmeyecek hiç kimse yoktur.
Soru sormak da etkileme yöntemleri arasında en çok dikkat çekendir. Bir insana ilgili olduğu konu hakkında soru sorduğunuz zaman onu can evinden yakalamış olursunuz. Bu şekilde hareket ederek karşınızdakinin sizinle ilgili karşı düşüncelerini bağlamış olursunuz. Bu durum onu memnun eder. Yalnızca kendi işlerinizden bahsederseniz ve o insanı dinleyici sınıfına sokarsanız başarınızı da gölgelemiş olursunuz çünkü bu insanların sıkılmasına sebep olur başka birinin size soru sormasına imkan vermeden siz ona soru sorun ve başlayacak olan konuşmaya bir puan önde başlayın.