Zerda

Zerda
@_elbt
"Başka bir evrende"
Bazen hayat bize istediğimizi değil, ihtiyacımız olanı verir. Ben üniversiteyi kazanmadım, belki yolum oradan geçmedi. Ama bu, düşmek ya da kaybetmek değil, başka bir yoldan yürümek demekti. Hayallerimi rafa kaldırmadım; tam tersine, kendime yeni hayaller, yeni hedefler ve yeni yollar çizdim. Şunu öğrendim ki insanın gücü sadece okul sıralarında değil, hayata karşı duruşunda da belli olur. Ben ayakta kaldım. Yıkılmadım, pes etmedim. Düşüncelerimi değiştirdim, fikirlerimi olgunlaştırdım, kendime yenilikler kattım. Çünkü hayat yalnızca bir sınavdan ibaret değil; asıl sınav, her gün yeniden ayağa kalkabilmektir. İş hayatına atıldım, kendi emeğimle, kendi alın terimle yükselmeye çalışıyorum. Belki nasibim okuldan yana olmadı ama ben biliyorum ki nasip insanı er geç bulur. Önemli olan aramak, çabalamak ve vazgeçmemektir. Ben nasibimi başka yerlerde, başka kapılarda, başka yollarla arıyorum. Çünkü biliyorum ki, insan gerçekten isterse, hayattan kendi yolunu çizer. Belki ismimin önünde bir ünvanım yok ama gönlümde büyük bir direncim, içimde bambaşka bir ışığım var. Bu ışık bana yol gösteriyor: Üniversiteyle değil, pes etmeyişimle, çalışmamla, inancımla varım. Ben ayaktayım ve yürüdükçe, önüme açılacak tüm yolları kucaklamaya hazırım.
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Beni kıyafetime göre yargılayan insanlar var. Daha ismimi bilmeden, kalbimi tanımadan hakkımda karar veriyorlar. Onlara göre ben sadece bir dış görünüşüm. Ama içimde ne fırtınalar var, ne hayaller, ne mücadeleler... Beni tanımadan etiketleyen herkes zamanla görecek: Ben sustuğum yerden yükseliyorum. Başarılarımla, duruşumla, karakterimle onların kurduğu tüm önyargıları bir bir yıkacağım. Çünkü ben kim olduğumu biliyorum, siz geç kalmışsınız anlamaya.”
"Bana ‘yapamazsın’ diyenler var. ‘Üniversiteyi dışarda okuyamazsın’, ‘senin harcın değil’ diyorlar. Ama bilmiyorlar içimdeki mücadeleyi, geceleri uykusuz geçirdiğimi, sabahları gözlerim şiş kalksa da yine kitap başına oturduğumu. Ben yaparım. Çünkü hayallerime tutunan ellerim, onların şüphelerinden daha güçlü. Ben kendime inanıyorum. Bir gün hepsine tek tek göstereceğim; benim hikâyemi ben yazıyorum."
"Sessizlikten Doğan Güç"
Yalnızlık… Bazen bir odanın köşesinde yankılanan sessizliktir, bazen kalabalıklar içinde bile hissedilen o derin boşluk. Kimsenin el uzatmadığı, kimsenin gerçekten anlamadığı günlerde, insan en çok kendisiyle yüzleşir. Ben de öyle bir zamandan geçiyorum. Sınava sadece 18 gün kaldı. Herkesin kendi derdiyle meşgul olduğu, benimse sessizce mücadele ettiğim bir yolun tam ortasındayım. Kendime soruyorum: "Bu yükü tek başıma taşımak zorunda mıyım?" Cevap içimde bir fısıltı gibi geliyor: Evet, ama bu seni zayıf yapmaz. Güçlü olman için gereken ilk şey, yalnızken de ayağa kalkabilmektir. İtiraf edeyim, kolay olmadı. Geceler boyu yalnız hissettim. Umudumu kaybettiğim, duvarlarla konuştuğum anlar oldu. Ama her sabah, güneş yeniden doğdu. Ve o doğan güneşin sarı ışıklarıyla birlikte ben de yeniden doğdum. Artık başka bir sayfa açma zamanı. Geçmişin tozunu, küskünlüklerin izini, hayal kırıklıklarının gölgesini bir silecekle siler gibi temizliyorum hayatımdan. Tertemiz, bembeyaz bir sayfa bırakıyorum önüme. Bu sayfada ne eski hatıralar var, ne acılar… Sadece ben varım. Ve içimde bir yerlerde hâlâ dimdik duran inanç. Etrafımdaki tüm olumsuzlukları geride bırakıyorum. Kırgınlıklar, beklentiler, yalnız bırakılmanın verdiği acı… Artık taşımıyorum bunları. Çünkü o yüklerle ilerleyemem. Hafiflemem gerek. Uçmak için, yeniden başlamak için… Sınav sadece bir başlangıç. Ben bu sınavdan değil, bu hayattan geçeceğim. Ve bu hayat benim ellerimde yeniden şekillenecek. Kimsenin çizmediği, kimsenin bozmadığı bir yol benimkisi. Kendi yolumda, kendi gücümle, kendi ışığımla ilerliyorum. Ve inan bana, yalnızlık acıtsa da, sonunda insanı en iyi yalnızlık büyütüyor.