@_Direnen_1_genc maide suresi 3 ve 67ci ayetlerde qadir hum olayından yani hazret Alinin imam olmasının Allah tarafından beyan olunmasından bahs ediliyor. Allah birini müslümanlara rehber tayin etdiyse kim Onun sözünün önüne söz söyleye bilir ki..
Ve müslümanların neden bölündüğüne gelicek olursak öncelikle o zamanın durumuna da bakmalıyız. Peygamberimizin vefat etdiği dönemde hala din düşmanları, müşrikler ve başkaları vardı. Peygamberimizin vefatından sonra hazret Ali Onun defin işleriyle meşgülken birinci ve ikinci halife insanları bir yere toplayarak kendilerinin halife olduklarını söylemekle meşgullerdi. Böylelikle insanlar onlarla biat ediyorlar. Etmeyenlerse tehdiylerle buna mecbur kalıyor...
"Cənnetle müjdelenme" hadisine gelinceyse- tarihin bazı dönemlerinde hadislerin tahrif edildiğini çoğumuz biliyoruz. Ve o dönemde hem de uydurma hadislerin yayıldığı da belli. Emeviler ve abbasiler dönemlerinde de bu içerikte olan hadislerin çokluğunu görüyoruz. Yani teknik olarak bu hadisin kaynağı sahih olmaya bilir. Hadislerin sahihliğini Kuranla uymasına göre belirleriz. Kurana uygunsa o hadis de sahihdir. Az özce Hazret Fatımanın Kuranda ehli beytten olduğu söylendi. Şüra suresi 23cü ayetdeyse peygamberin dilinden "bu kadar tebliğim karşılığında sizden ehli beytime meveddetten başka bir şey istemiyorum" diye geçmektedir. Eğer Hazreti Fatıma ehli beytdense ve iki halifeden razı olmayarak dünyadan gitmişse, cennetle müjdelenme hadisi ne derecede kuranla uyuşuyor?...