Monna Rosa

Monna Rosa
@_hiic_
“Allâh’ım, ölüm uyandırmadan sen bizi uyandır.” Terk-i dünya, terk-i ukba, terk-i hesti, terk-i tek! حَسبي رَبّي مَا في قَلبي غَيرُاللّه
Puan vermedi·224 syf.··
2024 8. kitabı
'YA DAVULCUYA YA DA ZURNACIYA' veya 'ŞARLATANLARDAN KORUNABİLME' . Somut örnekler vermeden ve isim belirtmeden değineceğim. Gün geçmiyor ki din ve dinle ilgili vasıtalar kullanılarak istismar edenler ve istismara maruz kalanlara dair haber çıkmasın. Din hakkında ağzı olan herkes konuşuyor, ahkam kesiyor, ayrıca kılık kıyafet itibariyle de etkileyici olduğunu düşündüğü kisveye bürünenler 'piyasaya tezgahını' açıyor. Bilgisi yeterli olmayan ve masum bir şekilde hakikat arayaşı içinde olmakla birlikte cenneti 'kolayca', 'az emekle' veya 'çabucak' garantilemek isteyenler pratik kurtuluş reçetesi arayışı içine giriyor ve ağını ustaca kurmuş uyanıkların ya da hokkabazların tezgahına düşüyor. Tezgaha gelmeyeceksin kardeşim. Bir kere şunun çok iyi bilinmesi gerekiyor: Hz. Peygamber dinsiz, inançsız, namazsız, oruçsuz, sadakasız bir topluma gelmedi. O günkü Müşrik Arap toplumu: -1. İNANÇ *Yerin ve göğün yaratıcısı olarak Allah'ın var olduğuna inanıyorlardı. Kabaca ateist değillerdi. *Yağmuru Allah'ın yağdırdığına inanıyorlardı. Yani Allah'ın kainatı yarattıktan sonra yaratmaya devam ettiğine inanıyorlardı. Bu durumda kabaca deist de değillerdi. -2. İBADET *Şekli farklı da olsa birtakım ibadetleri yerine getiriyorlardı. Hatta kuralları farklı da olsa hac yapıyorlardı. -3. AHLAK *Aralarında iyilik yapma, cömertlik, cengaverlik, kahramanlık gibi çok güzel hasletleri olanlar da vardı. Nitekim Mekke müşriklerinin üç yıl süreyle Müslümanlara uyguladıkları ambargoyu yine müşriklerin arasındaki adalet ve merhamet duygusuna sahip olanlar kaldırmıştı. . Sadede gelelim. Peki ne demek istiyorum? Çok açık ve net. Nasıl ki kolay para kazanıp kısa yoldan zengin olacağı vaadinde bulunanlara servetini kaptıranlar hayal kırıklığına uğruyorlarsa, kim olursa olsun kolaycıktan cennet
Badeci Şeyh'in Sır OdasıTimur Soykan · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019743 okunma
Reklam
Puan vermedi
Kitap, âlem-i İslam'ı birliğe kardeşliğe davet etmek üzere kaleme alınmış, çok mühim bir eserdi. Müslümanların en önemli vasfının "kardeşlik" olduğu üzerinde duruyor; tevhid bayrağı altında toplanmaya muhtaç ve mecbur olduklarını anlatıyor, müslümanların en mümeyyiz vasfının, onları diğer din, kavim, millet ve dernek mensuplarından ayıran en birinci özelliğin, aralarında ki "kardeşlik bağı" olduğunu ısrarla belirterek, onları birlik ve beraberliğe, birbirlerini sevmeye çağırıyordu. Müslümanların bu vasfının, Kur'an-ı Kerim'de, Hucurat suresinde, "Inneme'l mü'minûne ihvetun" ayetiyle ilan edildiğini söyleyerek; buradaki "innemel" kelimesinin, müslümanlar arasındaki "kardeşlik" bağının, ne kadar önemli, özel ve farklı olduğuna işaret ettiğine dikkati çekiyordu. Çünkü bu kelime "kardeşliği, "ancak, sırf, yegâne" olarak vasıflandırmakta idi.
Asırlar Boyunca Parlayan NurŞeyh İbrahim B.İdris es-Sünusi · Marifet Yayınları · 20147 okunma