Her hikâyenin başlangıcı bitişinin getireceği boşluklar ve yalnızlıklar ile doluydu. Başlangıç ve bitiş, tek bir nokta halinde! Demek ki hiçbir şey yaşanmamış, sadece yaşanmış gibi görünmüş. Peki, o halde neydi geçici olan her şeyi insanların içinde bu kadar ümitli, bu kadar vazgeçilmez kılan? Ucunda bitiş ve yok oluş varsa hayatı anlamlı kılan o sır neydi? Bunu bile bile insanlar neden hala hırslı ve acımasızdı? Kalpler neden o kadar katıydı?