İlk izlenim kolaylıkla kazanılır. İnandığımız şeylerin, en inanılmaz şeyler olduğuna inanırız ve eğer bunlar bir defa hafızamıza kazınırsa onları değiştirmeye çalışacak olanların vay haline!
“İnsan doğası” diye devam ettim, “ kendi sınırların sahiptir. Bir dereceye kadar hüzün, sevinc ve acıyı kaldirabilir ama bu sınır aşıldığı takdirde yıkıma uğrar. Bu nedenle soru, bir insanın güçlü ya da zayıf olup olmadığı değildir; acılarına katlanıp katlanamayacağıdır. Bahsi geçen ıstırap ahlaki ya da fiziksel olabilir. Benim fikrime göre kendisini yok eden bir adama(intihar) korkak demek, ateşli bir hastalıktan ölen bir adama korkak demek kadar saçmadır.”
Wilhelm, aşk olmasaydı dünya nasıl bir yer olurdu? Sihirli bir fener ışık yaymazsa ne işe yarar ki? İçindeki alevi canlandırman gerekir ki parlak figürler duvara yansısın ve eğer bize belirsiz gölgeleri gösteriyorsa bizim hâlâ mutlu olma şansımız vardır.
Hiçbir şey beni erkeklerin yaşlarına bakmaksızın birbirlerine işkence etmelerini görmekten daha çok üzemez. Hayatlarındaki pek az güneşli, kısa günleri tartışmalar ve sorunlarla harcarlar, bu hatalarını fark ettikleri zaman düzeltmek isteseler de bunun için çok gec kalmis olurlar.