Gözünüzü bir hastane odasında açıyorsunuz ve tüm gördükleriniz bir hayal mi yoksa gerçekten yaşandı mı bilmiyorsunuz. Ya her şey zihninizin size oynadığı bir oyunsa?
Roman baştan sona kadar merak uyandırıcı bir şekilde ilerliyor. Aslında birkaç günde bitirilebilecek bir kitap ama işlerimden dolayı biraz uzadı okuma sürem. Hatta bittiğinde keşke biraz daha uzun olsaydı dedim. Dili, uyandırdığı merak ve az betimleme ile harika bir okuma keyfi yaşatmış yazar. Birazda verdiği mesajlara değinecek olursam; yazar bize gerçeklik ve hayal arasında bir sorgulatma yaşatıyor. Köyde yaşanan olaylar eğer ki bir hayalse, komünizm yazara göre sadece bir hayali yönetim. Eğer yaşananlar gerçekse, isyanın bastırılmasını komünizmin istenmeyen bir yönetim biçimi olduğu şeklinde yorumlayabiliriz. Ayrıca bu yaşananların kimse tarafından konuşulmaması, sanki gerçekten yaşanmamış da bir hayal gibi anlatılmasını da bu isyanın her yere sıçradığında başarılı olacağını ve bu yüzden bastırılmak istendiği şeklinde yorumlayabiliriz. Yani tüm ezilen insanlar bir araya gelip isyan ederse ancak düzen değişir.
Peki deney gerçekten başarısız mı oldu? Aslında hayır. Bunu yazar şöyle anlatır:
“Deney başarılı oldu doktor. Baron yanılmadı. Dünyaya inancı geri getirmek istiyordu ama inanç… İsa’nın kilisesi değişmez ve ebedidir, gerçeğin de değişmez ve ebedi olduğu gibi. Oysa inanç? Her dönemin kendi inancı vardır…” (Sayfa:164) Yani çavdarmahmuzu işe yaramıştır. Burada çavdarmahmuzu zaten insan beynini uyuşturan ideolojileri temsil etmektedir. Bir dönem din, bir dönem komünizm, bir dönem monarşi… Değişmeyen tek şey, kitleleri bir şekilde yönlendiren yöneticiler. Baron burada bu yöneticileri temsil etmektedir. Kitleleri yönlendirmek için bazen bilimin de işe alet edildiğini ise Bibiche karakteri üzerinden
Şeytan TozuLeo Perutz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,934 okunma