Dünya bizi, ilkelerimizin gerçekliğini sadece anlatırken işitmemelidir. Onların mükemmelliğinin delilini, yaşantımızda görmelidir. Davranışlarımızda, zengin bir inancın, insanın ahlâki ve günlük yaşantısında husule getirdiği tatlılık bulunmalıdır.
Politik ve ekonomik zulüm kargaşasına ve suistimallerine dayanabilen ve sahte itham fırtınalarını sabırla karşılayabilen insanlar bulmak kolay değildir.
İnsana verilen nimetler, iyi bir amelin karşılığı olan mükafat değil, fakat daha fazla denenme için bir vasıtadır. Vaki olan güçlükler, sıkıntı, bela ve felaketler kötü bir amelin cezası değil, fakat çoğunlukla üzerinde insanın kontrolü bulunmayıp tabiat nizamının bölümleri olan fizikî kanunların tezahürü yada sonuçlarıdır.
Batan her gün, Batının zihni dağınıklığına, ahlaki sapıklığına ve uçarı davranışlarına mağlup olan yaşantımızdan bir bölümünün daha iltihakına şahit oldu. İnancımız, ahlakımız ve medeniyetimiz, onun etkisi altında bir kaç sahayı daha terketti.