Zannetme ki sana kabuğunu kır! diye cevap vereceğim... O zaman dağılırsın! Sakın kabuğunu kırma! Genişlet... ve kendine mâl et, kanınla işle ve canlandır. Kabuğun kendi derin olsun.
Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı âdet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münevver hayatı kaplayacak. O zaman ne olacak?
Varlığını sevebiliyor musun? Uzviyetine dua edebiliyor musun?... Ey gözüm, ey boynum, ey kollarım, karanlık ve aydınlıklarım.. Size şükrediyorum, bu dakikanın sarayında, bu ânın mucizesinde beraberce var olduğumuz için; anları birleştirip düz ve yekpare zaman kurabildiğim için!