Irmak Engin

günaydın , Islak camın buğu yapmış aynasından bir süre kendimi izledim , kurumuş cildim üzerinde ellerim gezerken stresten yenen tırnak etlerime baktım . Yatağın altındaki terliğimi bulmaya çalışırken dün gece zorlu şekilde serdiğim çarşafı bozdum . Hafif kalan aralık kapının rüzgarı içeride ıslık çalıyordu . Yine aynı sabah tekrar ediyordu , zaman çarkına sıkışan gün doğumu kurtarılmayı bekliyor gibi her sabah aynı sabahtı…
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir kadın yaratmak için göğüs kemiği yeterlidir , kadınlar her zaman kalpte taşınmak ister. Bir kadını yarattıktan sonra kemiği kırarsan kadının toprağını kendi ellerinle atarsın . Bir kadın yaratıcaksan cennet yansıması kullanacaksın, aynalardan kaçamazsın ! En büyük cennet yansıması aynalardadır. Bir kadını çizmeden önce kaleminin ucunu temizlemen gerekir , geçmişte kalan karalamalarının kağıdının üzerini kirletmemesi için . Bir kadın resim ederken ıslak ayakkabılarınla dalamazsın içeriye , o ıslaklık sadece kadının hafif kalbi altındaki göz yaşlarında olur …
2. Kitap yükleniyor … 1. Kitabım- Kimse Yok Mu?🫶🏻
Güne kendimi düşünerek başladım , olanlardan kendimi soyutlayarak yeni bir bedene kavuşmuştum. Bu eller benim miydi? Nazikçe dokundum yüzüme, elmacık kemiklerimden aşağıya hafif bir masaj yaptım . Göz altlarımın belirsiz gölgesi buğulu cama yansadı, ıslak ellerimle aynayı sildim. Bu gün kendime bir şeyler verecektim, yıl sonu kırıklarından oluşan kutudan mücevher çıkarmaya çalışacaktım. Yeni bir vücut için insanlık laboratuvarında bende çalışacaktım.
İnsanların bıraktığı sancılar hiç bir zaman iyileşmez , her tanıdık seste tekrardan şiddetlenir . İyileşmek çok büyük hasarlar bırakır , katil işlediği cinayete bakmak için kendini hatırlatmayı seçer . Sancı , şiddetlenirken insan değişir çekilen acı kalpte hissedilmeye başlar . İnsan unutmaz sadece alışır , acı kalpte mezara dönüşürken öbür sancı çığ gibi büyür…