Irmak Engin

soğuk ve nemli…. Camları açılmaması için vidalayacak kadar, fakat bir o kadar da içine çekiyor beni ‘sis’. Sisin içinden bir el uzanıyor çekiyor tüm gücüyle ayaklarımı yerden kesiyor. Sürüklenirken uçuşan saçlarım yapışıyor birbirine. Bu havada beni korkutan bir şey var birazdan kaza olacak gibi ya da kaybolacak mı bir çocuk. Sel olmuş, küçükken bahçesinde büyüdüğüm evin tavanı yıkılmış. Üşüyorum Moan, titriyor bedenim. Bana sarılmanı istedikçe üzerime battaniye atıyorsun bunlar senin bahanelerin. Bu hava Moan, ilk tanıştığımız gibi sıkıcı. Sis sürüklemeye devam ediyor beni güçsüzüm fakat sisin kelepçesi yetmiyor çırpınışlarıma ….
Reklam
Ama ben çirkinim, ne istediğimi bilmediğimden bu parmaklıklar arasına sürülmeye mahkumum. Ben çirkinim , yemeden içmeden kesiltecek kadar acımazlar bana yargılarlar ! Ama ben kötüyüm , onlara istedikleri her şeyi veremem, tüm sevgimi veririm duvardan kalplere itilirim nankör diye. Ama ben çirkinim sokak ortasında bayıltılacak kadar kırabilirsin kalbimi , ben güçsüzüm çıkaramam sesimi. Ben safım belki de kanıyorum iki yumuşak söze, yanımda olup bitenlere gözlerim şahit ama kalbim incinmemek için duvarlar ördü kirli sözlere. Ben çirkinim her gün uğraşıyorum kendimi değiştirmeye, kopan saçlarımın ömrümden ne kadar götürdüğünü bilmiyorum ! Lanet ettim sevgiye , oysa yalan sevginin içinde ne güzel bir panzehir.
Bu saat bir şey çöküyor üstüme , yorgunluk diyemem buna düşünce gibi sanki . Bu saat kahvesi, bilerek köpüklü yaparım. Düşünürken soğur kahvem,patlar köpükler tek tek. Yudumlarken dudaklarım büzüşür, kahveyi bilirsin dost olduğu zaman içilmez tatlı. Bu saatler , elim varıyor hep kaleme içimdeki tabutun dışarı çıkması için . Koca bir mezarlık içim, yazarken diriliyor ruhlar . Camdan mezarlık burası, geçerken çocukların dokunduğu camlarda minik parmak izleri…
Günaydın, kaderi değiştirmek için sabah erkenden yollara düştüm, kurulu düzen bana her zaman sıkıcı gelmişti. Alın yazımı değiştirmek istemek gibi bir hata yaptım , kaderin pençesine düşmemek için bir canavar gibi davrandım. Fakat bu masumluğumla ne bir canavar ne de bir başkaldıran olabilirim , ben buyum kaderin pençesine yenik düşen ömrünü tamamlayamamış kelebek kozalağı
Reklam