Jade

Kendi kendinle yüz yüze gelebilmelisin, bakabilmelisin kendi yüzü­ne. Başkalarının yüzüne de. Ama kendi yüzüne bakamayan biri ne yüzle çıkar başkalarının karşısına? En korkuncu bu işte; kendi yüzüne bi­le bakamaz olmak.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hazırsındır insanları sevmeye. Hep birilerine güvenmek, birilerine sokulmak, bir şey­ler vermek isteğiyle doluşundur. Güzel bir görün­tüyü, güzel bir ezgiyi, güzel bir şiiri, bütün gü­zellikleri bölüşecek, paylaşacak birileri olsun istemişsindir. Senin yapında vardır bu sevecenlik. Yakınlaşmalarının çoğu yıkımlarla bitmiş olsa da böylesindir.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Bir deniz kıyısının yıkanmış iri çakıl­larını özleyecek kadar insanca duygularla dolu olduğunu kavrayınca şaşırmıştın. Yitirilmeyen, yitirilmemesi gereken şeyler olduğunu anlamış­tın o anda. Bu, sana, gelecek günler için bir da­yanak olabilirdi.
Sayfa 51·Kitabı okudu
İyi ki yalnızdın. Görülmeyi istemez­din. Oysa bir canlının en olağan tepkileriydi bun­lar. Hiçbir şeyin olağan olmadığı o ortamda, o koşullar altında, bir canlının ürpermeye, titre­meye, korkuyu yaşamaya hakkı vardı. Ama her canlının, titrerken, ürperirken, korkuyu yaşar­ken, bu durumda kendisini kimselerin görmeme­sini isteme hakkı da vardı.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Herkes kendi derdinde. Ne bal­konlar, ne düşen, acı çeken, yaralanan, vurulan, ölen çocuklar, hiçbiri, hiçbiri önemli değil onlar için. Gerçekten öyle mi acaba?
Sayfa 38·Kitabı okudu