Jade

...dayanamayıp sövmek istedin de, söveceğin yere sövmek suç olacaksa, o zaman feleğe söveceksin... İşini bilen halkımız böyle ya­par, demişti. Çünkü feleğe sövmenin ceza kanunun­da maddesi yoktur. Feleğe sövünce hem senin için serinler, hem de duyanlar kime sövdüğünü anlarlar.
Sayfa 435·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben asıl kime sövüleceğini çok iyi bilirim ama, sövü­lecek olana sövünce başım derde giriyor. Yani, çor­badan ağzım çok yandığından, ben de şimdi yoğur­du bile üfleyerek yiyorum. Asıl sövülecek olanlara, sövülmesi gerekenlere sövüp saysak, polis yakamı­za yapışır. Biz de, asıl sövmemiz gerekenlerin yeri­ne feleğe söveriz.
Sayfa 399·Kitabı okudu
«Siz gerçekten polis gelsin istiyorsanız, benim dediğimi yapın. Öyle sizin çağırdığınız gibi polis çağ­rılmaz.» «Ya nasıl çağrılır?» «Çıkın şu bank'ın üstüne. Sonra da ordan - Bu ne biçim düzen? Bu ne rezalet! Bu ne alçaklık! Bu ne utanmazlık! -» diye bağırın. işte o zaman, yer­den mantar gibi polis biter, havadan karga gibi po­lis üşer, sen de şaşar kalırsın...»
Sayfa 296·Kitabı okudu
Yahu, ne biçim memleketteyiz be... Yaşasam, bırakmazlar ki yaşayayım... Ölsem, ölünmez. Zehir­ler etkisiz, tirenler tarifesiz, havagazı gazsız... Peki biz kendimizi nasıl öldüreceğiz!
Sayfa 290·Kitabı okudu
Bizim üstümüze dünyada idare­ci yoktur arkadaş. Baksanıza, demokrasi yok, ama demokratik idare var be!..
Sayfa 261·Kitabı okudu