Tüylerim ürperiyor. Bir şeylerin yaklaştığını hissediyordum. Beni beklediğini bildiğim bir şeyin... Gerçeğin farkına vardığım anda kalp atışlarım hızlandı. Onca zaman sonra bile kamyon lastiklerinden kalan fren izlerinin belli belirsiz görülebildiği asfalt yola baktığımda, korkunç kazanın tüm ayrıntıları kafamda canlanmaya başladı.
Akıl sağlığımı kaybetme korkusu, daha melankolik ve daha insancıl bir histi. Oysa bu yaşadığım, ağırlığıyla kalbimi sıkıştıran, iştahımı ve uykularımı kaçıran bir korkuydu. Yaşama dair tüm güzel duyguları zehirleyen, parçalayan bir işkenceydi. Derin bir kesikten fışkıran kanın, damarlarınızdan çekilirken geride bıraktığı ürpertiye benziyordu, ölümcüldü.
Haftanın tek günü , kadavra başında gördüğüm hayallerin üstesinden gelebilirdim fakat benzer sanrılar, zaman mekan farketmeksizin karşımda belirdiği takdirde bunu yapamazdım. Bu şekilde yaşayamazdım.