Nurcan

Eskilerin "ilahi" dediği şeyi biz Türkçede "yücelik" olarak tabir ediyoruz. Varlığın yüceliği ve güzelliği bir arada... Biz bunu hissediyoruz, fark ediyoruz ve onun karşısında hürmet, huşu, hayret ve hayranlık duyuyoruz. En sonunda da teslimiyet geliyor. Buraya gelen bir hanımefendi bana, "Ah teslimiyet!" yazılı bir levha hediye etti. Ne güzel bir kelime... Hiçbir şey istemiyor, sadece teslim oluyor. "Ne varsa eyvallah" diyor. Merhum Efendim de öyle buyururlardı: "Kahrın da hoş, lütfun da hoş." Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, "Sakın ha!" derdi, "O söyler siz söylemeyin." "Ne diyelim peki?" derdik. "Lütfun da hoş, lütfun da hoş, deyin. Kahrını kaldıramazsınız.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Protez Bellekler
Bugün ise biz, protez belleklerle yaşıyoruz. Yani, bir şey öğrenmek ya da hatırlamak için Google'a, haritalara, dijital araçlara başvuruyoruz. Bir şey hatırlamamıza lüzum kalmıyor. Hatırlamayınca da zekâ, gidebileceği ufuklara gidemiyor.
Sayfa 85·Kitabı okudu
"Hal saridir." Yani, siz bir zatın halini, hareketlerini, davranışlarını görüp onunla beraber bulunduğunuzda, o hal size de sirayet eder.
Sayfa 84·Kitabı okudu
"İçindeki putları deviremeyen kimse dıştaki putların esşri olmaktan kurtulamaz "
Sayfa 35·Kitabı okudu
Bahar gelsin şu dağlara gideyim Belki derdimize çare bir çiçek Toplayıp devşirip harman edeyim Açılan yaramı sara bir çiçek Âşık Reyhani
Sayfa 11·Kitabı okudu