Şeytanın Kur'an'da geçen bir diğer ismi "hazûl"dür. Hazûl, yüzüstü bırakan, vaad ettiği hiçbir şeyi yerine getirmeyen; insanı günahın renkli balonlarıyla, oyuncak şekerleriyle aldatıp tuzağa çeken ve zehrini insana enjekte eden bir varlıktır. Bir tarafta "Ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım. Sen kendin ettin, kendin buldun. Ben senden uzağım..." diyen, hazûl olan şeytanın yolu, diğer yanda sırat-ı müstakim; sıddıkların, şehitlerin ve sadıkların yolu.
Efendimiz buyurmuş ki: "Üzerinizdeki elbisenin eskidiği gibi gönlünüzdeki iman da eskir. Öyle ise Allah'tan kalbinizdeki imanı tazelemesini dileyiniz." (Camiu's Sağir, 1957)
Bir gün içerisinde kaç defa bir meleğin gözetiminde olduğumuz hissi, kalbimize ve davranışlarımıza yön veriyor? Şimdi her yerde kameralar var ve sürekli kaydediyorlar. İnsanın bir hırsızlık, bir yolsuzluk, bir arsızlık, bir huysuzluk yapmasına imkan var mı? Hepimiz evliya kesiliyoruz. Edâmız öyle. Hepimiz öyleyiz, ben de öyleyim, sen de öylesin. Biz burada bu ortamda çok iyiyiz. Ama bu kamera kapandığında, ışıklar söndüğünde, perde çekildiğinde, kapı kapandığında durum nedir? Kalp nasıl o zaman, hâl ve gidişat nasıl?