İşitin ey yarenler aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmaya gönül misali taşa benzer
Taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter
Nice yumuşak söylese sözü savaşa benzer
Aşık gönüller yanar, yumşanır muma döner
Taş gönüller kararmış sarp katı kışa benzer
Ol sultan kapısında hazreti tapusunda
Aşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer
Geç Yunus endişeden gerekse bu bişeden
Ere aşk gerek önce andan dervişe benzer
"Ey güzel Allahım. Ben güçsüzüm, çok güçsüz, takatsizim Allahım. Bana güç ver! Sen vermezsen kimden isteyeceğim ben, sen yüzüme gülmezsen ben kimden bir tebessüm bekleyeceğim. "
Hristiyanlıkta manastırlar şehirlerin dışında uzak yerlere, dağlara yapılır. Keşişler, manevi yolculuğa şehir hayatından uzakta bir yerde çıkarlar. Bizde ise tekke, zaviye ve dergâhlar şehrin içindedir. Birçok şehir onların etrafında kurulmuştur. Yani şehir hayatından kaçmazsın. Tam tersine onu dönüştürmek için ona doğru yürürsün. Şehirde yaşar ve onu imar edersin.