Geriye bakınca dehşete kapılıyorum. Öylesine acı şeyler geçti ki başımdan, anımsayınca yüreğim sıkışıyor. Beni mahveden o kötü insanlara son nefesimi verene dek beddua edeceğim!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Vıcık vıcık yüzeysellik yayan şu"kişisel gelişim" kitaplarının bağırıp durduğu"istersen yaparsın!" Sözü tam bir kandırmacaydı. İnsan ancak yapabileceğini isterdi. "İstemek" kavramı, "dilemek"ten ve "hayallere dalmak"tan farklı bir şeydi.
Diğerlerine verdiğim cevapları verecektim: Cumhuriyet diyecektim, devrimler diyecektim, Türkiye'de kadınların seçme seçilme hakkını Avrupa'daki birçok ülkeden önce aldığını, üniversite hocalarının yüzde kırkının kadın olduğunu anlatacaktım. Bu ülkede yarım asırdan fazladır fes giyilmediğini, Türklerin Arap olmadığını, İstanbul'da çöller ve develer bulunmadığını ve bunlar gibi bir cümleyi ardı ardına sıralayacaktım.
Bu arada bütün yasal haklara rağmen pek çok kadının hala dayak yediği, kadın sığınmaevlerinin dolup taştığı, doğuda genç kızların aile meclisi kararıyla idam edildiği gerçeklerini saklayacaktım elbette.
Çünkü bunları konuşmak milli gururuma dokunuyordu.
Bir gün dediklerimi değil, demek istediklerimi anlayacak bir erkek çıkmayacak mı karşıma! Hava kötü dediğimde sadece havadan söz etmediğimi anlamak bu kadar zor mu ? İlle de, ben bu hayattan bıktım, türünde sözler mi etmeliyim? İşim çok dediğimde, bana sahip çıkacak bir erkeğe ihtiyaç duyduğumu anlayacak biri ...
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz?
Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır!