İslâm insanı, islama bir çağırıştır. Hem kendisini, hem başkasını, sürekli olarak, mutlak'ın, insan şahsiyetinde, toplumda, tarihte ve tabiatta, zamanda ve mekânda yansıması demek olan islâma çağıracaktır islâm insanı. Tek kişiyi çağıracak, toplumu çağıracak, tarihi çağıracaktır. Zamanı çağıracak, mekânı çağıracaktır.
Evet, islâm insanı, derin ve köklü metafiziğiyle bir şahsiyet olduğu kadar, tarih bilinci ve toplum dokusuna yüreğiyle bağlılığıyla en sosyal bir insan prototipidir.
Yani sadece psikolojik müslümanlık, sadece sosyolojik müslümanlık veya sadece tarih içi müslümanlık yetmez. Her müslüman önce, kendi iç dünyasında müslüman olmalı, fakat ondan ayrılmaz bir şekilde toplum içinde ve toplum halinde de müslüman olmayı şart olarak idrâk etmeli.