v e r â

v e r â
@_merveed
•𝚜𝚎𝚗 𝚜𝚊𝚋𝚛ı𝚗𝚕𝚊 𝚊𝚢𝚊𝚔𝚝𝚊𝚜ı𝚗
Kocaeli Üniversitesi İlahiyat F.
303 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Sonra ilahi hikmet gereği insana boyun eğsin diye o hayvanlara akıl ve zekâ vermemiştir. Bu sayede hayvan yük taşımada ve insanların ihtiyacı olan buğday öğütme gibi işlerde sâhibine başkaldırmaz.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Reklam
Şimdi Allah'ın akıl vererek insanı nasıl şerefli kıldı- ğına bir bak! Zira kapların değeri, kapların içinde olanın değeri ile ölçülür. İşte insanların kalpleri de mârifetullahın mahalli olduğu için değerli kılınmıştır.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Çünkü akıl hikmetlerle dolu, basiret sâhibi olmakla beraber âcizdir. Öyle ki; bir şeyi hatırlamak ister ancak unutur, unutmak ister ancak hatırlar; sevinmek is- ter ancak üzülür, habersiz olmak istediği şeylerden haberdar olur; uyanık olmak ister ancak dalgın olur. Tüm bunlar aklın mağlup olduğuna, hakikatler konusunda câhil olduğuna delildir.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Kişi aklına bakar ve onun nasıl tasarlandığını, çeşitli ilimleri nasıl elde ettiğini, mârifetin ona nasıl yerleştirildi- ğini, hikmet ve basiretin nasıl koyulduğunu, faydalı ve zararlı şeyleri nasıl ayırt edebildiğini şaşkınlıkla izler.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Eğer sen konuşma ve yazma yeteneğinin doğuştan gelmediğini, insanların sonradan elde ettiğini, bu nedenle Arapça, Hintçe, Latince alfabesinin birbirinden farklı olduğunu, konuşmanın da aynen yazı gibi olduğunu söylersen, biz buna şöyle cevap veririz. Evet, konuşma ve yazma sonradan öğrenilir. Fakat yazma işi ancak yazı için hazırlanmış olan ellerle, parmaklarla yapılabilir. Doğru yolu bulma ise, düşünce ve zihinle mümkün olur. Bu da insanın fiili değildir. Durum böyle olmasaydı, asla yazma işi olamazdı. Bu nimeti verenin şânı ne yücedir!
Sayfa 78·Kitabı okudu
Reklam