Allah'ım, ey bağışlayıcıların ulusu! Rahmetin sayesinde bizi ateşten ve ateşe yaklaştıracak her türlü kötülükten koru, bizi iyilerle birlikte cennete koy. Allah'ım! Kusurlarımıza göz yum, başımızdakileri güvenilir kıl, ayak sürçmelerimizden sonra dengeye kavuşmamızı nasip eyle ve huzurunda bizi rezil eyleme, ey merhametlilerin en merhametlisi.
Amin
Münafık kelime manası bakımından “nâfik-ul yerbu” deyiminden türemiştir. Tarla faresinin yuvasında karşılıklı iki delik bulunduğu söylenir, birine "nafika" diğerine "kasıa" denir. Tarla faresi birinin ucundan başını gösterir, öbüründen çıkıp gider.
İşte münafığa o yüzden bu ad takılmıştır. Çünkü kendini Müslümanmış gibi gösterir, öte yandan İslâm'dan çıkarak kâfirliğe girer.
Uyun-ul Ahbar adlı eserde Şakık el-Belhî'nin (rahimehullahu) şu sözleri nakledilir; "İnsanlar şu üç sözü söylerler ama davranışları sözlerine ters düşer. Birincisi; “Biz Allah'ın kuluyuz” derler, fakat başıboşlar gibi davranırlar, bu durum sözlerine ters düşer. "Allah bizim rızkımıza kefildir" derler, fakat kalpleri yalnız dünya ile dünya varlığı biriktirmekle tatmin olur. Bu davranış da sözlerine ters düşer. "Ölümden kurtuluşumuz yoktur" derler, fakat hiç ölmeyecekmiş gibi hareket ederler, bu durum da hiç şüphesiz sözlerine ters düşer.