Onu hiç anlayamamışım! Onu sözlerine değil davranışlarına göre değerlendirmem gerekirdi. O bana güzel kokusunu veriyor, hayatımı aydınlatıyordu. Kaçmama hiç gerek yoktu aslında! O küçük kurnazlıklarının ardına gizlediği sevgisini anlamalıydım. Çiçekler çelişkilerle dolu! Ama ben de onu nasıl seveceğimi bilemeyecek kadar gençtim. "
-Biri, milyonlarca ve milyonlarca yıldızın sadece tekinde var olan çiçeği seviyorsa yıldızlara bakmak onun mutlu olmasına yeter. Kendi kendine "benim çiçeğim oralarda bir yerlerde... " Der. Ama koyun çiçeği yerse sanki onun için, bir anda bütün yıldızlar sönmüş gibi olur!
Eğer büyüklere, "pembe tuğladan, pencerelerinde sardunyalar ve çatısında güvercinler olan çok güzel bir ev gördüm, " Derseniz o evi hayal etmeyi beceremezler. Onlara, "yüz bin franklık bir ev gördüm" Demek gerekir. O zaman, "ne kadar güzelmiş! " Diye bağrışırlar.