İnsanı insan yapan ne dış görünüşü ne de sahip olduklarıdır; asıl değer, içinde taşıdığı niyette ve iyilikte saklıdır. Temiz bir kalp, karşılık beklemeden sever, kırmadan konuşur ve en zor anlarda bile merhametini kaybetmez.
Böyle bir kalp, insanın hem kendisine hem de çevresine ışık olur. Çünkü samimiyetin ve iyiliğin olduğu yerde gerçek huzur vardır. Zaman geçtikçe unutulmayan şey de dış güzellik değil, bir kalbin bıraktığı izdir.
Hayat, en güzel kokusunu umut etmeyi seçenlere bırakır. Çünkü umut eden insan, her şeye rağmen beklemeyi bilir; sabrın içinde büyüyen güzellikleri fark eder. Zaman geçse de, yollar uzasa da içindeki inancı kaybetmez. Bir gün her şeyin daha iyi olacağına dair taşıdığı o sessiz inanç, aslında hayatın ona sunduğu en güzel armağandır. Ve hayat, en güzel anlarını hep böyle yürekli insanlara saklar.
İstediğin bir şey olmadı diye,
Rabbinin cömertliğini unutuyor musun?
Seni yoktan yaratmasını, sahip olduğun
her şeyi vermesini unutuyor musun?
Göğsünde atan kalbi, damarında akan
kanı O’nun verdiğini unutuyor musun?