Belki bu kaçındığınız karşılaşma,yüzleşme olmadan hayat da olmayacak; belki de burada hepimiz birer ölüyüz,ta ki o yüze, bizi dirilebilecek o çehreye bakıncaya kadar.
İnsanın hayatında düşüncelerine,kafasından geçenlere tam anlamıyla,yüzde yüz sadık kaldığı bir sohbeti sürdürebileceği biri olmalıydı. Belli bir noktada kendimizi örtmeye, maskelemeye başlıyorduk. Anahtar sözcük ‘saydamlık’ idi.