Utana sıkıla hayal kuruyorum artık, gizli saklı, gün devrilişlerinde. Hani zaten çoğu olmayacak şeyler de; olur da olacağı olursa, olacak olanı olduracak olan duyup, olduracaksa da oldurmaz diye. Ne kötüymüşüm lan ben!
Kitaplar, çocukluğumun bütün eksikliklerini kapatan, bir tür çaresizlikten dolayı başlarda zorunlu olarak yakın olduğum, sonrasındaysa beni büyüleyen, dünyanın ve gerçek hayatın sıkıcılığından çekip çıkaran birer liman oldu hep.
Olan oldu artık. Unutulacak olanlar çoktan unutuldu, unutulmayacak olanlar mıh gibi beynimde. Artık tek bir soru var aklımda. Cevabının hiç bir işime yaramayacağını adım gibi bildiğim fakat buna rağmen cevabını deli gibi merak ettiğim tek bir soru var şimdi...
Sahi, bu aşkta, tek ben miyim kaybeden?..