Bilinmez, şekilsiz bir kızgınlık kaynıyordu içinde. Çığlık gibi bağırdı; her zamanki 'yardımseverler' yanına yaklaşmadı bile, sanki tehlikeli bir şey savuruyormuş gibi.
Sanki geçmişin bir anında kendine yeniden bakarsın. Sanırım ruh aklın bir köşesinde gizli. İkisi birbirinin derin kuyularını bilir de bazen biri diğerini oraya sürükler.
Bir gün Oz Büyücüsü'nü birlikte izlerken fark ettim Dorothy'nin ağzından çıkan cümleyi. Şöyle diyordu Oz'un yanına giderken, yanındaki korkak arkadaşına: Yeterince yürürsek bir yerlere varırız elbet.
Seni çok seviyorum derdim ona mesela, şöyle derdi: Seni seviyorum, seni çok seviyorumdan daha güçlü bir cümle, ikincisinde çok olmasına rağmen, nasıl mümkün olabiliyor bu?