Ben alnımı dayadığım ilk duvarı hatırlıyorum ibrâhîm, ilk taşın soğuğunu, ilk kalakalmayı. zihnim unutkandır, kabul. ama şuram asla.’ öyle ya zihin unutuyor bunca kalabalığın arasında ama yürek unutmuyor o ilk sızlamayı, nasıl hissettirdiğini, nasıl hissizleştirdiğini.