Duâyı kabul eden, dilekleri veren, vermeyi murad edince el açtıran, ancak sevdiği kuluna duâ ettiren, sevmediklerinin elini ve dilini bağlayan ve kendisine yönelmekten alıkoyan Allah'ım!.. Bizi affet!..
Biz, Sevgilinin nûruna lâyik olmaktan düstüğümüz için bu hâle geldik. O'na lâyık olabilmek kimsenin haddi değil... Fakat lâyık olunamayacağını bilmenin liyâkati herkesin vazîfesi...İşte bu son inceliğe lâyık olamadığımız için bu hâle geldik. O nûr öyle bir nûr ki, ona lâyık olmakta, topyekûn zaman ve mekâna, bu dünyaya ve ötelere mâlik olmak var... Bu liyâkatten düşmekte de, her türlü mahrûmluk ve mahkûmluk... Her türlü mahrûm ve mahkûm olduk. Bizi affet!..
Sayfa 80 - VECDİMİN PENCERESİNDEN, (Dua), Büyük Doğu Yayınları