Rüya Avcısı (Size Bir Sır Vereceğim 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
652
Gösterim
Adı:
Rüya Avcısı
Alt başlık:
Size Bir Sır Vereceğim 2
Baskı tarihi:
7 Eylül 2018
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054688784
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fenomen Kitaplar
Önemli olan, rüyanın size verdiği sırrı bulup ona göre gerekli adımı hayatınızda atmanız. Çünkü rüyalar içinizde yazılı olan milyonlarca kader yazgısından birinden diğerine atlama tahtalarıdır. Rüyayı doğru anlar içindeki sır bilgiyi bulursanız sizin içinizde yazılı olan en ideal kader yazgısına doğru yol alırsınız.  Bu durumu Muhyiddini Arabi hazretleri, “Her birimizin içinde bir kavunun çekirdekleri kadar kader yazgısı saklıdır.” diyerek yorumla birlikte rüyalar hakkında sır bilgiler vermişti.
 
“Rüyalar bizim içimizdeki kader yazgılarının birinden diğerine atlama tahtalarıdır. Sen rüyandaki sırrı bulursan ve gerekli adımı atarsan senin içindeki en ideal kaderine ulaşırsın.”
Size bir sır vereceğim!
Bu sır öyle bir sır olacak ki bu zamana kadar hiç bir sır bu kadar açık anlatılmayacak.
İstanbulda hayal edin şimdi kendinizi Kız Kulesinin tam karşısında...
Kız kulesi gözlerinizin önünde dalgalar ve rüzgar.
Şimdide kendinizi Mısır Piramitlerinin yanında hayal edin. Biraz ötenizde Mısır piramitleri ve siz. Biraz rüzgar var Rüzgarla beraber uçuşan kum taneleri. İnsan düşüncesi ışıktan daha hızlı hareket eder.
Bunları insana yaptıran ruhunuzdur.Bunu yapabilecek güçle donatılmış ruhunuz belli bir müddet e kadar ten kafesinizde hapsedilmiş durumda. Ruh, sadece gece olup melekut alemine gittiğinde özgürdür ve tüm güçleri orada ortaya çıkar.
Bunun için Allah, Kuran-ı Kerim de Zümer suresi 42. ayette derki: ' Allah, canları,ölümleri sırasında alır, ölmeyenleri de uykuları sırasında. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkoyar. Diğerlerini belirlenen bir süreye kadar salıverir. Bunda, iyice düşünen bir toplum için ibretler vardır...


Peki ya Günde beş defa minarelerden yankılanan ezan nasıl ortaya çıkmıştı?
Peygamber efendimiz namaz vakitleri girdiğinde bazen vaktin başında bazende vaktin ortalarnda kılardı. Bunu kestiremeyen bazı sahabeler bazen erke gelir bekler bazılarıda geç kalır yetişemezdi. buna bir formül bulmak için sahabelerine danıştı. kimi ateş yakmak, kimi boru çalmak, kimide bayrak dikmeyi önerdi. bu yöntemlerin hiç biri Allah resülünü tatmin etmedi. bu düşünceler içerisinde o gece herkes evlerine dağıldılar. O gün orada olan Abdullah ibn Zeyd(r.a) adında ensardan bir sahabe bir rüya gördü. rüyasında yeşil elbiseli bir adam gelmiş. evin duvarında durmuştu. Elinde çan vardı. Zeyd Sordu:
Onu bana satarmısın?
Ne yapacaksın?
Namazımızın vaktinde çalarız.
Yeşil elbiseli adam,
Sana daha iysiini göstersem olmazmı? Dedi. ve sonra kıbleye karşı durup, "Allahu Ekber"diyerek bugün beş vakit duyduğumuz o muhteşem ezanı baştan sona kadar okudu.
Sonra peygamber efendimize giderek gördüğü rüyayı Resulullaha anlatır.
Peygamber efendimiz. Gördüğün rüya gerçektir. Müjdedir. Bilalin sesi gürdür bilale öğret okusun
Zeyd ezanı bilale öğretir ve bilal (r.a) bir evin damına çıkıp ezanı okudu.
Ezanı duyan Hz.Ömer yoldaydı mescide doğru geliyordu. Hz.Bilalin sesini ve söylediklerini yani ezanı duyunca heyecanla koşmaya başladı. Mescide varınca peygamber efendimizin yanına gidip. "Seni hak dini gönderen Allaha andolsun ki, bu sözleri rüyamda duydum yeşil elbiseli bir adam okuyordu. Namaz vakitlerinde okursunuz demişti. Uyandım sevinçle size geliyordum anlatmak için,bilalin sesini duydum dedi. işte Günde beş defa kesintisiz okunan ezan böylelikle haytımıza bir rüya vesilesi ile girmiş oldu..

Rüyalar bizim içimizdeki kader yazgılarından birinden diğerine atlama tahtalarıdır. Sen rüyandaki sırrı bulursan ve gerekli adımı atarsan senin içindeki en ideal kaderine ulaşırsın.
peki nasıl olacaktı bu. Kitabı okurken öyle rüyalardan bahsedilmişti ki,kendimin görememe mahcubiyeti yaşarken aklıma sadece şu soru gelmişti. Yaşadığımız hayatta rüyalardan çıkan ilhamlar sayesinde bir çok insanın kaderi değişmişti ve bunlar tüm insanların aklına örnek hikayeler olarak girmişti. Hitlerin kendini rüyasında yaralandığını gördüğü ve sabah uyandığında koluna kurşunun isabet etmesi. Abraham lincoln suiskasta kurban gitmeden bir kaç gün önce bunu nerde ve ne zaman yaşayacağını rüyasında görmesi. bunlardan en ilginci de 1947 de yaşanmıştı.Boksör Ray Robinson bir sabah terler içinde uyanır. az önce gördüğü rüya açık bir haber niteliği taşıyordu.
Rüyasını kendisi şöyle anlatıyordu:
" Doyle ile birlikte ringde bulunuyordum hedefi bulan bir kaç yumruktan sonra onu sarsmıştım .Oda donuk bakışlarla bir süre sendeledikten sonra yere düştü. Bense ne yapmam gerektiğini kestiremedim. Hakem 10 a kadar saymaya başlamıştı ki. Seyirciler öldü...öldü...öldü. Diye bağırıyorlardı.
Robinson gördüğü bu rüya yüzünden maça çıkmama kararı almıştı. Antrenörü,menajeri böyle bir olayın budalalıktan başka birşey olmayacağıı söylüyorlardı tüm ikna çabalarını kullandılar ve sonunda Robinsonu ikna etmeyi başardılar.
o günün akşamında karşı karşıya gelen iki rakip 7 raunt boyunca yumruklaştılar. 8. Rauntta Robinson rakibinin açığını yakaladı. Midesine ve yüzüne vurduğu darbelerle rakibini yere serdi. Robinson ayakta duruyordu ve rüyasında olduğu gibi ona bakıyordu. Hakem saymaya başlamış ve nakauntu vermişti. Doyle yerde kıpırdamadan yatıyordu. yenik boksör hastahaneye kaldırıldı ertesi gün öğleden sonra miğdesine aldığı darbeler yüzünden iç kanama geçirmiş ve ölmüştü...

Peki böyle bireşy gerçekten mümkünüydü. Eğer yaşanılacak olan olayı görecek olanlar olsaydı bu müslümanlar olabilirdi. peki neden hayatımızın bir çok örneğinde Bir dine mensup olmayanlar batılılar mevcut oluyordu. işte bu Rüyalar aleminin bilinmeyenli tam bir sırrı idi. Çünkü doğru ve gerçek rüya görmek bu rüyayı da gerçekle kıyaslamak için 'YALAN' söylememek gerekiyor. Hayatlarında yalan söyleyen insanlar rüyalarında gördükleri şifrelerin çözülmesi imkansız bir hal aldığı için rüya yorumlamasıda zorlaşıyor hatta imkansızlaşıyor. Halbuki bazı ülkelerde yalan söylemenin çok büyük bir utanç sayıldığı bir çok yerlerde. Rüyalar içinde yaşanılanın gerçekleşme riski çok daha artıyordu.

Osmanlı devleti zamanında Rüyalara çok önem veriliyor ve pahidaşların gördüğü her rüya ustaca yorumlanıyordu. Doğru ve hedefini bulan her rüya sonrasında alınan tedbirler de Osmanlı devletinin daha da güçlenmesine sebep oluyordu. Yalan konuşmayan Halkını bensemiş, Hakları koruyan bir padişahsa tahtta oturan bunun haberi tez yayılır dünyaya. gücü anlatılır İyiliği anlatılır ve bu sadece padişahın değil bir devlete maal edilir. Ve işte öyle zamanlardan birinde Daha Osmanlı devleti viyana kapılarına dayanmadan önce. Osmanlının vatanseverliği insan haklarını koruması iyilikleri Dünyanın bir ucunda olan insanlara ulaşmıştı. Bu ulaşanlarda bir taneside ileride dünya çapında bir müzisyen olacak olan Mozarttı. Türkleri çok seviyor ve herşeyini türk usüllerine göre yapmaya çalışıyordu. Hatta Hatta Bir çok elbisesini İstanbuldan getiriyor. Mozartın el yazması eserinde Türklerden aldığı elbiselerin içinde huzur bulduğunu ve bu huzurun çok doyumsuz bir lezzet olduğnu söylüyordu. Ve bu sayede Türklere olan sevgisini daha fazla içinde saklayamayarak bunu Notalara dökmüş ve Türk senfonisi adlı eseri yapmıştı...

Aslında rüyalar bu kadar önemli iken rüyalarla Amel edilebilirmiydi. bunun en güzel örneğini 1898 yılında kaleme aldığı Titan adlı Eserde gizliydi. Morgan Robertson 1 yıl gibi bir zamanda yazdığı kitap. 1912 yılında acı bir şekilde batacak olan binlerce insanın öleceği titanik kazasını birebir anlatıyor hatta kitabın içinde yaşanan aşka kadar hepsini kaleme alıyordu. yüzlerce cilt satmasına karşılık sadece hikaye olarak bakan insanlar 14 yıl sona olacak olan bu elim sonda kaçamadılar. peki Morgan 14 yıl önce bunu nasıl bilmiş ve aynı yaşandığı gibi 14 yıl önce bunu nasıl kaleme almıştı.
işte bu sırların çok daha ötesinde bir sırdı.
Bazı seçilmiş insanlar rüya aleminde gezebiliyor ve istedikleri yerlere gidebiliyorlardı. buna üstün bir yetenek olarak bakıldığında bu özelliğe sahip bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde bilinen insanlar mevcuttu. Bunu nasıl geliştirdiklerine gelince " Canlı su içiyorlar,soğan ve sarmısak yemiyorlar ve asla yalan söylemiyorlardı." Rüyalar alemine açılan kapının gizli üç anahtarı buydu.

14 yıl önce bir gemi kazasını en ince ayrıntısına kadar kaleme alan insanı anlayınca. Aslında çinde izin verilmeyen Türklerin atalarının yaptığı söylenen piramitlerin içinde 2023 şifresini anlamakta zorlanmayacağımızı düşünüyorum. Kendi görüşüm olarak belirtmem gerekirse ve kitabı okurken aklıma gelen durumu göz önünde bulundurursam peygamber efendimizin "İlim çinde de olsa gidip alın" hadisi ile binlerce yıl öncesine mesaj gönderip 2023 yazan bir konuyla bağlantı kurulabilirmiydi? Bunuda sizin takdirinize bırakıyorum.

Konun anakahramanı olan Tekin zengin su ve rüyalar üzerine araştırma yapan firmaların sahibi. Lise yıllarında rüyaların tabirlerini merak edip araştrmakla başlayan hayatı Şemsin türbesine gidip Karşısına çıkan adamın ona verdiği bir kitapdan sonra hayatı değişir ve her anlatılan rüyanın aslını görmeye başlar. Sonrasında Allah rızası için yaptığı her iyilik ve öğrenme azmi onu yıllar sonra çok zengin biri yapar. Rüyalarıda arkadaş ortamında yorumladıkça ve gerçekleştiklerni görünce kısa zamanda tüm ülke tarafından bilinen rüya tabircisi olur. istemeye istemeye de olsa bir çok rüya tabiri yapan tekin. hocasına söz verdiği gibi umreye gitme niyeti ile havalimanina gitmeye karar verir. hocası onu havalimanında beklemekte ve biraz sohbet etmek istemektedir. Umre programını 15 gün ertelemesini ister ve istanbula gidip orada onu 40 lardan biri( Hızır Aleyhisselama verilen 40 kişilik,Allahı sevenler listesi) beklemektedir. Bunu nasıl bulacağını sorduğunda. gözün yerde olsun Görüşeceğin kişinin gölgesi yoktur sırrını verir....

Hayranlıkla okuduğum tavsiye ettiğim dilimden düşürmediğim kitaplardan birtanesi olma yolunda olan "sana bir sır vereceğim 2" beklediğimden çok daha muhteşem bir şekilde bitti. Rüyaların içinde bulunan sırların ve insanın kaderin değiştirecek olan zıplama tahtaların rüyalarda olacağına inancım artmaya devam etmekte. Tavsiyeyi az görüp, şiddetle tavsiye etmekdeyim. Rüyalarınızın, kader kapılarınızı aydınlatması dileği ile.
İyi okumalar
Size bir sır vereceğim serisinin ikinci kitabı olan rüya avcısı da harika bir kitap. Tek sorun sırların açıklanmasını beklerken yeni yeni sırlarla karşılaşıyorsun. O yüzden okuyup kenara bırakılacak bir kitap değil, içindeki bir çok şeyi araştırmak gerekiyor. Keşke kitabın kahramanı Tekin karşıma çıksada onunla uzun uzun sohbet etsem, aklımdaki her şeyi sorsam diyor insan.
İçinde; rüyaların, suyun,gülün ve bir çok şeyin mucizesi en önemlisi de Kuran-ı Kerim'in sırrı var.
Senin de isimlerini saydığın bir takım meşhur eserlerde rüyada görülen nesnelerin ne manaya geldiğine dair çok geniş teferruatlı açıklamalar var.
Lakin unutulan bir şey var; o tabir kitaplarındaki rüyadaki objelere ve kavramlara o dönemde, o âlimler tarafından verilen manalar her yüzyılda, her dönemde o manaya gelmez.
Zaten en önemli nokta da şu;
herkesin rüyası kendisine özeldir. Üç ayrı kişi noktasına, virgülüne kadar her şeyi ile aynı rüyayı aynı şekilde görmüş olsa dahi, bu kişilerden birisi doktor, diğeri inşaat mühendisi, bir başkası çiftçi olsa, her üçünün de görmüş olduğu rüyalarındaki siyah at veyahut siyah gül birisinde muhteşem bir fırsat, diğerinde üzüntü duyulacak kötü bir hadise, bir başkasında ölüm manasına gelebilir.
Dolayısıyla bu rüya tabir kitaplarına bakarak kişinin kendi rüyasını yorumlaması kendi kaderine yapacak olduğu en büyük kötülük olur,” demişti.

Ve rüyaların sırrını anlatmaya devam ediyordu....
Dinlediğiniz müzikleri, gördüğünüz rüyaları asla hafife almayın. Onlar, mucizenize giden yola döşenmiş en nadide kilometre taşları!
Talih, Tarih ve kader kendiliğinden değişmez. Bunları değiştirmek için yüreği tutuşmuş bir insan gerekir...
"Unutma; iyilik ticaret değildir. İyilik, sevap kazanmak amacıyla, cennete gitmek için yapılmaz. İyilik yapılır ve unutulur. Sevinmen gereken bir konu olur ve sevinirsen, ellerini aç, Allah'a şükret ve de ki, Allah'ım bu güzel işi, bu güzel görevi bana yaptırdığın için sana sonsuz şükürler olsun... "
"Tarih, talih ve kader kendiliğinden değişmez. Bunları değiştirmek için yüreği tutuşmuş bir insan gerekir. Senin de yüreğin tutuşmuş. Devam et, değiştir her şeyi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rüya Avcısı
Alt başlık:
Size Bir Sır Vereceğim 2
Baskı tarihi:
7 Eylül 2018
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054688784
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fenomen Kitaplar
Önemli olan, rüyanın size verdiği sırrı bulup ona göre gerekli adımı hayatınızda atmanız. Çünkü rüyalar içinizde yazılı olan milyonlarca kader yazgısından birinden diğerine atlama tahtalarıdır. Rüyayı doğru anlar içindeki sır bilgiyi bulursanız sizin içinizde yazılı olan en ideal kader yazgısına doğru yol alırsınız.  Bu durumu Muhyiddini Arabi hazretleri, “Her birimizin içinde bir kavunun çekirdekleri kadar kader yazgısı saklıdır.” diyerek yorumla birlikte rüyalar hakkında sır bilgiler vermişti.
 
“Rüyalar bizim içimizdeki kader yazgılarının birinden diğerine atlama tahtalarıdır. Sen rüyandaki sırrı bulursan ve gerekli adımı atarsan senin içindeki en ideal kaderine ulaşırsın.”

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Ayfer
  • Ahu Kınay Zabun
  • Ayşe ARTUL
  • Prehistoric
  • Pinhan
  • gülçay göçmen
  • Tülay
  • Yasemin Kurt
  • Ayşenur Şen
  • Hayriye sezer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (6)
9
%33.3 (4)
8
%0
7
%16.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0