Hak dostları, meşakkat çekmeyi, musibetleri ve zorlukları sevmişler. Çünkü bunların, insanın aczini hissetmesi için mühim vesileler olduğunu keşfetmişler. İnsanın asli vazifeleri olan şükre ve duaya vesile oldukları için bunları hazine gibi değerli bulmuşlar.