İbrahim Türker

Hak dostları, meşakkat çekmeyi, musibetleri ve zorlukları sevmişler. Çünkü bunların, insanın aczini hissetmesi için mühim vesileler olduğunu keşfetmişler. İnsanın asli vazifeleri olan şükre ve duaya vesile oldukları için bunları hazine gibi değerli bulmuşlar.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sırtta takva sorumluluğu ve kural yükü olmadığı için dışarıdan keyifli gibi görünen yaşamların içyüzleri öyle karanlıktır ki... ilahi kudret ve merhametten uzaklığın sebebiyet verdiği âcizlik duygusunu dünyevi hiçbir yardım ve destek yok edemez
Alıntı
Dünya hayatı boyunca karşılaştığı büyük tehlikelerde, yakalandığı hastalıklarda, maruz kaldığı musibetlerde ve yaşadığı kalp darlıklarında ilahi kudretin sahibi olan Allah'a sığınma, işini O'na ısmarlama, tevekkül etme gibi imkânlardan mahrum kalmış biri yaşamda ne kadar rahatlık elde etmiş olabilir ki? En dar vakitlerinde kendi zayıflığıyla baş başa kalan, hayatı sürekli dayanaksız ve güçsüz bir şekilde sürdürmek zorunda olan böyle bir kişi, nasıl bir ferahlığa ermiş olabilir ki?
Alıntı
On Yedinci Perde
İnsanın çöküntüyü ve çaresizliği hissedebilmesi aslında yeni bir başlangiç ve bir uyanıştır. Bu, kendisinin sonsuz dere- cede âciz ve desteğe muhtaç olduğunu kavrayarak, kendisine hakikatte kimsenin bir yardımı dokunamadığını görerek, , ona yardım etmek isteyenlerin de kendisi gibi âciz varlıklar oldu- ğunu keşfederek meydana gelen bir bilinçlenmedir.
Alıntı
On Altıncı Perde
İnsan, yaşama nazlı ve kırılgan bir varlık olarak getirilmiş. Ona kendi problemlerini tek başına çözebileceği gerçek bir güç de bahşedilmemiş. Ancak insanın yardımcısı ve koruyucusu "kun feyekûn" sahibi, "Ol der, olur." bir yaratıcıdır. İnsan yaratılış özellikleri gereği ne kadar âciz ye yaşam içerisinde ne denli zor bir durumda olursa olsun onun "kun feyekůn" sahibiyle olan irtibatı sürdükçe o, hep huzur ye güven içerisinde demektir.
Alıntı