İnat ettim ve devam ettim. Hem güldüm, hem halimize üzüldüm. İnceleme yazmayacaktım ama vicdani gereklilik hissederek yazmaya karar verdim.
Esma'ul Hüsna ve Dua konuları ile ilgili okumalarım adına araştırma yaparken, Kızılay'daki bir kitapçının çok satanlar rafında gördüm bu kitabı. Ve hiç incelemeden, araştırmadan 'Kubilay Aktaş kitapları' benzeri olduğunu düşünerek alacaklarımın arasına koydum. Yazarın ismini dahi bilmiyor dum. Galiba kitabın kapağı, görünüşü basit gelmedi bana. Bunlar da okur için önemli demek ki dedim kendime.
Dünyevi imtihanlar arasında yolunu şaşırmış, medet bekleyen ahir zaman müslümanlarına; sıkı bir pazarlık eşliğinde, yapıldığı takdirde yüzde yüz kabul garantisini veren ve uygulandığında okura içindeki -gizli ilahı ?- farkettiren, emir cümleleri ile biten gizemli cümleler. Anlamadığım bidatvari ritüeller, çakra seansları. Camiilerdeki güllü Yasin kitaplarından kopyala yapıştır yöntemiyle, büyük puntolarla Türkçe okunuşu eklenmiş dua ve ayetler. Hatta aynı dua birkaç sayfa sonrasında sanki başka bir duaymış gibi farklı dünyevi vaatlerle sunulmuş. Galiba yazar duaların ne anlamını, ne kendini hiç okumamış. Kaynak yok, imla yok, anlam yok.
Bence bu kitap şizofren hastalarının tedavisini zorlaştırır, direnç sebebi olur. Mesala yazar bir yerinde okurdan ''Benim gücüm her şeye yeter'' diye sayıklayarak, elini kalbine götürmesini ve bu üstün gücü hissetmesini istiyor ve ekliyor devamında :''Hiç yol yoksa, kendin bir yol yarat'' diye .. Ve duanın mahiyetinin ve anlamının ''HER ŞEYE bitek Allah'ın Muktedir, Kadir olduğunu'' bilmeden dua hakkında çok satan bir kitabı yazabiliyor günümüz Türkiyesinde.
Okumayın, uzak durun, israf etmeyin vaktinizi, paranızı, aklınızı, hissiyatınızı, ahlakınızı.. İzin vermeyin din tüccarlarına...
(Kitabın ne