1000Kitap Logosu
Saliha Erdim
Saliha Erdim
Saliha Erdim

Saliha Erdim

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
9.2
71 Kişi
137
Okunma
118
Beğeni
3.627
Gösterim
Unvan
Aile Danışmanı
Yaşamı
1956 Samsun Havza doğumlu. İlkokulu Vezirköprü’de orta okulu Çorum Sağlık Okulu’nda, liseyi Zeynep Kamil Sağlık Meslek Lisesi’nde okudu. Yüksek öğrenimine Hacettepe Yüksek Hemşirelik Okulu’nda devam ederken, üniversite çevrelerinde odaklanan terör olayları sebebiyle yarım bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra Açık Öğretim Fakültesi Sosyal Bilimler Bölümü’nde okudu fakat kıyafet engeli yüzünden mezun olamadı. Ancak, eğitim sürecini, çeşitli çevre ve ortamlarda, yaygın eğitim kurumlarında devam ettirdi. Kişisel gelişim-yaşam yönetimi, diksiyon ve fonetik, iletişim becerileri ve beden dili, holistik sağlık, eğitimcinin eğitimi, Ya-pa okul öncesi eğitimi, alanlarında kurslara-seminerlere katılıp belgeler aldı. Seksenli yıllarda, çalışma hayatı içinde bulundu. Ankara’da, Etimesgut Sağlık Grup Başkanlığı’na bağlı Yenikent Sağlık Ocağı’nda iki yıl Halk Sağlığı Hemşireliği yaptı. Bu görevinden, kıyafet problemi yüzünden istifa etmek zorunda kaldı. Daha sonra, İstanbul’da Fazilet Kız Kur’an Kursları’nda okul hemşiresi olarak görev alıp üç yıl kadar çalıştı. 1983 Yılının sonlarında, evlilik ve aile hayatının başlamasıyla birlikte iş hayatı sona erdi. Ancak, aile, çocuk ve eğitimle ilgili çalışmaları aralıksız devam etti. 1989 Yılının sonlarında TEKSEN Limited Şirketi adına başlatılan “Anne Eğitimi Kursları’nda, organizatör ve eğitimci olarak görev aldı. 1994-1995 Yılları arasında, Ankara’da, Umut Radyo’da Çocuk ve Aile Eğitimi üzerine programlar yaptı. Ayrıca, Öncü Eğitim Kurumları bünyesinde yapılan “Aile Okulu” çalışmalarında, organizatör ve eğitimci kadrosu içinde yer aldı. Yaklaşık yirmi beş yıldır, çeşitli yaygın eğitim kurumlarında ve çevrelerinde, yurt içi ve yurt dışında, çocuk-aile-eğitim eksenli ders, kurs, konferans, seminer, sohbet faaliyetlerinde bulunuyor. Marmara FM’de 1997 Yılından beri, eşi Zekeriya Erdim’le birlikte “Aile Okulu” programı, Mayıs 2003’den 2006 temmuz ayına kadar münferiden “Hanımefendi” adlı haftada beş gün kuşak programı yaptı. Bir yıl Seyr Fm de eşi ile birlikte aile okulu ve münferiden de dört yıl Hanımefendi isimli programı hazırlayıp sundu. Ayda bir yayınlanan Mektup Dergisinde, üç yıl “Sıradan Konulara Sıradışı Yaklaşımlar” başlığı altında eğitici yazılar yazdı, başka dergilerde de yazıları yayınlandı. Bir süre Yenidünya dergisinde aylık yazılar yazdı. Daha sonra Yenidünya Dergisi’nin ilavesi “Hanımefendi Dergisi” nin editörlüğünü yapmaya başladı ve aylık yazılar yazdı. Birkaç yaygın eğitim kursunda, öğretici olarak görev yaptı ve ders verdi. Hilal Tv’ de eşi ile birlikte bir süre “Aile Boyu Aile Okulu” isimli programı hazırlayıp sundular. Yalnız olarak ta beş yıl haftada bir “Hanımefendi” isimli programı hazırlayıp sundu ve halen programı devam ediyor. Uluslararası Newport Üniversitesi’nin İstanbul Şubesi’nde Davranış Bilimleri lisans eğitimi aldı ve yine Davranış Bilimlerinden yüksek lisans eğitimini tamamladı. Lisans tezini “0-7 yaş çocuk kıskançlığı”, yüksek lisans tezini ise “yetişkin kıskançlığı” üzerine yaptı. Dr. Tamer Dövücü’den (Milton Ericson Enstitüsü Türkiye temsilcisi Başkanı), NLP practitioner, master practitioner ve master practitioner advens eğitimlerini eğitimi alarak, NLP uygulayıcısı oldu. Uzm. Psikolog Şirin Düvenci’den iki yıl “Rorschach (roşa) kişilik testi” “TAT (tematik algı testi)” eğitimi aldı. İngiliz Aile Terapisti Stephen Bray’den 180 saat “Temel aile terapisi eğitimi” aldı. Prof. Dr. Mehmet Sungur’dan dört yıl kognitif (bilişsel) ve Davranışçı Terapi eğitimi aldı ve süpervizyonu da tamamladı. 2005 yılında İstanbul’da Yenigün Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından yılın annesi seçildi. 02 Ağustos 2008 tarihinde POEM de (Psikoloji Organizasyonları ve Eğitimleri Merkezi) tarafından düzenlenen ve Prof. Dr. Esra Aslan tarafından verilen “Yaratıcılığın ABC”si eğitimini aldı. 11 ekim 2008 tarihinde Kognitif ve Davranışçı Terapileri Derneği tarafından düzenlenen ve Adam Radomsky tarafından verilen ve 7 saatlik “Tedavisi güç mü? Artık değil! OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisinde BDT” konulu eğitimi aldı. 20-21 Eylül 2008 tarihinde Kognitif ve Davranışçı terapileri Derneği tarafından düzelenen ve Nikolos Kazantzis, ph. D tarafından vrilen 12 saatlik “Güçlü bir terapötik değişim aracı olarak ev ödevleri: Ev ödevlerine uyum nasıl artırılabilir? Zor vakalarda ev ödevleri” konulu eğitimi aldı. 20 Mart 12 Haziran 2009 tarihleri arasında POEM de (Psikoloji Organizasyonları ve Eğitimleri Merkezi) tarafından düzenlenen ve Prof. Dr. Mücahit Öztürk tarafından ver “Çocukluk ve ergenlik dönemi ruh sağlığı” eğitimini aldı. 2009 yılında Kognitif ve Davranış Terapileri Derneğinin kongresine katıldı. Kelly Koerner’in yönettiği bir günlük “Tedavisinde zorluk çekilen ve intihar eğilimi olan hastalarda Diyalektik Davranış Tedavileri” çalışma grubuna katıldı. 2010 yılında Seyr Fm deki aile içi iletişim programıyla Medya Etik ödülü aldı. Kognitif ve Davranis Terapileri Dernegi (KDTD)’nin süre ve içerik olarak Avrupa Davranış ve Kognitif Terapiler Birliği(European Association for Behavioural and Cognitive Therapies-EABCT) standartlarına uygun olarak düzenledigi teorik ve uygulamalı ‘Kognitif ve Davranış Terapileri Eğitimi’ni 2012 yılında başarıyla tamamlayarak,’Kognitif ve Davranış Terapisti’ ünvanını almaya hak kazandı. Yumurcak Dünyası (Tarçın ve caillou) akademik uzman danışman grubunda bulundu. Pek çok Avrupa ülkesinde konferanslar veriyor. Yıllardır İstanbul ve Türkiyenin pek çok ilinde, Aile ve çocuk gelişimi ve eğitimi konularında konferanslar, seminerler ve grup eğitimleri vermeye devam ediyor. “Sıradan Konulara Sıra Dışı Yaklaşımlar” isimli, yaşadıklarımızdan öğrenmeyi anlatan ilk kitabı Mavi Yayıncılıktan çıktı. Daha sonra aynı kitap Hayat Filminden Kurtarıcı Kareler ismiyle ve ilâve konularla iki kitap halinde basıldı. Aynı kitabın ilâveli, düzenlenmiş ve konu tasnifli 3. baskısı Hayat Yayınları tarafından basıldı. Yakında çıkmaya başlayacak olan diğer kitaplarının hazırlığını yapıyor. Moral FM de eşi Zekeriya Erdim beyefendi ile birlikte her hafta çarşamba günleri Aile Okulunu sundular. Şimdi yalnız olarak programı sunmaya devam ediyor. Kendisi yalnız olarakta haftada bir gün Hilâl TV de Hanımefendi programını hazırlayıp sundu. TRT Diyanet Tv için haftada bir gün pazar günleri saat 11.30 da yayınlana Aile Bağları isimli programı hazırlayıp sunuyor. Genç Doku dergisi ile birlikte çıkarılan ve 3 ayda bir yayınlanan Elif Elif dergisinde yazıyor. Aftan yararlanarak yarım kalan Açık Öğretim Fakültesi Sosyal Bilimler’i bitirdi ve sosyolojiye geçiş yaparak 3. sınıftan öğretimine devam etmeye başladı. İhtisas alanı “aile eğitimi ve danışmanlığı” olan Yeryüzü Eğitim Danışmanlık Hizmetleri şahıs Şirketi’nde eğitim veriyor ve danışmanlık yapıyor. Evli ve altı harika çocuk annesi.
Ecmel
Kendime Yardım Etmek İstiyorum'u inceledi.
408 syf.
·
3 günde
Kendime Yardım Etmek İstiyorum
ﺏ, ح, ص, BİLEMEDİM Yaşadıklarım, bir bütünün parçasından ayrı kalışımın sancısıymış, bilemedim. Benim yapmam gerekenler yapılamadığı içinmiş o sıkıntılar. Oysa ben habire dışarıda aradım sebebi. Ben bütünüm sandım, yapılacakların olmadığı yerde bütünlük olmuyormuş, bilemedim. Çocuğum asi dedim, eşim dinlemiyor dedim, mutsuzum dedim. Fakat döktüğüm ekmek ve yemeklerin, Besmelesiz başlanan işlerin, şükürsüz geçen günlerin ruhumu daraltacağını bilemedim. Ben bunalıp daraldıkça, kendime dönmek yerine başkalarına döndüm. Onlara dönünce onları gördüm. Hatalarını aradım, buldum da. Onların hatalarının görülmesi ya da düzeltilmesi, kendimi düzeltmek anlamına geliyormuş, bilemedim. Namazıma bakmadım yıllardır. Yatıp kalkarak dua okumayı namaz kılmak sandım. Ruhu olmayan namazın beni düzeltmeyeceğini, bilemedim. Tesbih çekme çokluğu ile avuttuğum gönlüm, onu hayatıma geçirecek bir etki oluşturmadığım ve anlamından bihaber olduğum bu çabamdan etkilenmedi. Ne dediğimi ve hareketlerimin bana ne dediğini düşünmedim. Düşünmediğim anlamlar içime işlemedi. Yüzeysel kaldı yaptıklarım ve ben derinlere inemedim. Düşünmenin, tefekkürün sadece büyük zatlara ait bir yetenek olduğunu sandım. Allah'ımızın her birimizin gönlüne kendisini nakşettiğini ve derinleşmemizi istediğini, bilemedim. Dualarımla sığındım Rabbime bu yaşa kadar. Fakat tamamlanmak için değil, ulaşmak istediğim hedeflerim için dua ettim. Dualarımda eyleme ve benim yapacaklarıma ait bölümün ağırlıkta olması gerekiyormuş; ben sadece sonuç için el açtım, ağladım, yalvardım. Bunu yeterli sandım. Böyle sonuç alınmazmış, bilemedim. Hep Yaradan'ımdan bekledim, kendi yaptıklarımı değiştirip düzeltmeden, bedel ödemeden ve Konforlarımı terkedip o yolda yorulmadan; fiili dua ile kavli duayı birleştirmeden sonuç alınamıyormuş, bilemedim. Bir kalp kırmanın beni de içten içe kırıp küçülttüğünü, bilemedim. Hep içimdeki "Ben haklıyım!" diyen söze kandım, karşımdakinin haklı olacağını söz olarak kabul etsem de gönlümle onaylamadım. Haklıymışım gibi davrandım. Haklılığın kalesine sığınınca, diğerleri muhalif ve suçlu görünürmüş, bilemedim. Huzursuzluğun sesi yükseldikçe, suçladıklarımın beni gerçek sebepten uzaklaştırdığını gördüm. Sofradan arttığı için yemeklerin, bayatladı için çöpe giden ekmeklerin feryatları, aslında tüketilmemeleri gerekenleri tükettiğimi haykırıyordu bana. Kendimden bir şeyler gidiyordu, ben küçülüyordum sanki. İsrafın varlığı daralttıkça ruhumu, dışarı yönelttim bakışlarımı. Oysa içe dönmeli, ne yapıyorum, nasıl yaşıyorum bir bakmalıymışım, kendimi mercek altına almalıymışım, bilemedim. Bir haram lokmanın, insanın dengelerini bozduğunu, çökerttiğini ve insan kalabilme becerisini körelttiğini kimse bana anlatmadı, ben de öğrenmemiştim. Dikkat etmem gerekirken, "bir şey olmaz, ufak bir şey" avuntusu ile dikkatimden uzaklaştırmıştım. İnsanın duyarsızlığı kadar derinlere çöktüğünü, uçurumun kıyısına gelince fark ettim. Birileri öğretmese bile nasıl yaşarsam daha iyi olacağımı benim öğrenmem gerekirmiş, insan olmanın temel sorumluluğu buymuş meğer... Bilmeden bilmediği bir yolu yürümenin akıl kârı olmadığını, bilemedim. Hayvanlara ve bitkilere bile iyi davranmak gerekiyorken çevresindekileri adam yerine koy mamanın, kişinin kendisinin adam olmayışı ile ilgisi varmış. Karalamak yaralamakmış; eleştirilenler, tenkit edilenler, aşağılara düşermiş. İyilik yapmak adına eleştirmek, bilmeden zarar vermekmiş, hep savaş içinde olmakmış, hep kan kaybetmek ve kan kaybettirmekmiş, bilemedim. Kendini yetiştirmek, bir iki cümle bir şey bilmek değilmiş. Bilen, davranışlarının güzelliği ile anlaşılırmış, konuştuğu ile değil. "Hayatındaysa bir şey, o şey senindir; hayatında değilse bir şey, konuşsan da o şey senin değildir. " diye bir hakikat varmış. Yaşamaya yeterli ağırlığı vermeyi, bildiklerimizi önce davranışa geçirmeyi, zor da olsa doğru bildiklerimiz ile yaşamayı yeterince becerememişim. Hayatın akışını cüzi irade ile benim yönetebileceğimi, en ufak bir ayrıntının bile çok önemli ve anlamlı olduğunu, bilemedim. Bir çivi eksikse batarmış bir gemi. Tutacağı bir el yoksa kayıverirmiş bir insan, gülümsemesi yoksa bir yüzün kutuplardan bir demet kar olurmuş konuşulanlar. Her şey bende başlayıp bende bitermiş, bilemedim. Sadakam azsa zenginliğim de azmış. Gönül zengin olmadan kese dolmuyormuş. Üç kuruşluk hesap için harcanan sevinçlere hiçbir şey değmiyormuş. Vermeye aşık olmadan, bereket sevgilisine kavuşulamıyormuş. Yaşamadığım değerlerimi taşıyıp durmak bana pahalıya mal oluyormuş. Beni ben yapacak minik detaylar olmadıkça, bunlar ruhuma dolmadıkça, açlıktan bunalan ruhum sıkışıyor ve daralıyormuş. Bense bunu çocuğun gürültüsünden, eşimin istediğimi almamasından, değer görmediğimden sanıp onlara patlıyormuşum ama asıl sıkıntılar benim içimdeki boşluktan geliyormuş. Razı olup rıza gösteremediklerimin arkasında Besmele ile pişmeyen aşın, sevgi ile yaslanmayan başın, şükürle bitmeyen işin etkisi varmış, bilemedim. Huzurla ve huşu ile kalkmayınca namazdan, iliklerin titremeyince okunan ezandan, secdede kendi yaptıklarına ya da yapamadıklarına dökmediğin gözyaşından kalp mahrum kalınca, her şey dert, her şey sıkıntı, her şey huzursuzluk kaynağı gibi gelirmiş, bilemedim. Kendisini düzeltmekle meşgul olunca insan, diğer sıkıntıların düzelmesi için önce kendine düşeni yapar, geriye kalanlar için sonra daha kolay "Bu da benim imtihanım..." diyebilirmiş, bilemedim. Kendime ve işlerimi düşünmekten, başkaları hep ilgi alanıma teğet geçti. Yaptım yapmasına biraz yardım fakat, sıcacık bir gülümsemenin, saygı ile ve sır tutarak dinlemenin ya da bir iç sıkıntısını gidermenin, sıkıntıda olanlara yardım edivermenin, yüzlerce rekat Nafile ibadetten daha hayırlı olduğunu, bilemedim. Faydalı olmanın ağırlığını, toplum için önemini ve bana katacaklarını bilemedim. Önemini bilemediklerim yokken kendime gelemedim. Ömrüm geçip gitmiş, geri çeviremedim. Bir yaşıma baktım, bir yaşadıklarıma. Ben bunları baştan bileydim, şimdi daha farklı ve daha iyi yerlerde olurdum diye düşündüm. Yine de şükrettim; Son nefesimi vermediğime, bunları yapamayacak durumda olmadığıma ve mezarda olmadığıma... Allah'ım, bilemediklerimi bildirecek arayış, hayata geçirecek inanç ve kararlılıkla ver. Son nefeste bile af mümkünse ve o ne vakit bilinmiyorsa; acilen benim için dengelerimi oluşturacak anlayış ve yaşayışın hayatımda olması için gerekeni nasip et ve talebimi kabul et. Anladım ve öğrendim ki, içten denge kurulmazsa, dıştan ancak denge bozulurmuş. Cümle kulların ile birlikte dengede olayım, dengede kalayım ve dengede olunmasına katkıda bulunayım; Ne olur Allah'ım! Zerreler adedince yakarışımızı makbul say ve cevap lütfet Allah'ım... (Kitaptan alıntı) "DAHA İYİ OLMAMANIN MAZERETİ YOK." Sevgili okur, ben kitabı beğendim. Okumanı tavsiye ederim. Bu kitabın sana maddi ve manevi çok şey katacağına inanıyorum. İstifadeli okumalar dilerim sana.. Saygılar.. Selametle kalasın. :)
Kendime Yardım Etmek İstiyorum
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
23
Büşra Ökten
Kendime Yardım Etmek İstiyorum'u inceledi.
408 syf.
·
19 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Saliha Erdim ufkunu, anlayışını kuvvetlendirmiş bir hanımefendi. 'Hanımefendi' vasfının bir insana bu kadar yakıştığına az tanıklık etmişimdir. Kitabı bir okyanus gibi. Bu okyanustan olabildiğince faydalanmaya çalışmak ve üzerinde tefekkür etmek istediğim için kitabı uzun bir süreye yayarak-yaklaşık 17 gün- okudum. Üzerine notlar alarak, yazılan cümlelerden ne kadar ileride ve geride bir yaşamım olduğu üzerine murakabe ederek devam ettim. Farklı birçok konu başlığını ele alan, çok çarpıcı yerlere vurgu yapan kişisel gelişim olarak nitelendirilebilecek bir kitap. Benlik algısından tutun da gelin-kaynana ilişkisine kadar envaicesit konuda yazılar kaleme alınmış. En çok dikkatimi celbeden ise hanımefendinin basit günlük olaylardan insan yaşamına dair nice çıkarımlarda bulunması. Bu şekilde olmasının algılarımı daha da açtığına faydası olduğunu söylemek isterim.
Kendime Yardım Etmek İstiyorum
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
İkra
Kendime Yardım Etmek İstiyorum'u inceledi.
408 syf.
Kesinlikle örnek alacak davranışlar , Kendinizi , benliğinizi sorgulayacak sorular , Mutsuzluk yaninda okunacak , altı çizilecek sözler ... Nihayetinde kişisel gelişim , diksiyon , ve psikolojik dinginliği sağlayacak dili yalın bir kitap ... Adına yakışan anlatımıyla , örnekleriyle insanı okuduğuna pişman ettirmeyen hatta 2. Bir okuyuşu hak eden bir kitap ... :)
Kendime Yardım Etmek İstiyorum
OKUYACAKLARIMA EKLE
18