Osmanlı Devleti, yaklaşık altı asır boyunca üç kıtaya yayılmış geniş bir coğrafyada hüküm sürmüş, siyasî, askerî, hukukî ve kültürel bakımdan dünya tarihinin en etkili imparatorluklarından biri olmuştur. Ancak Osmanlı tarihi, özellikle XIX. yüzyıldan itibaren yaşanan modernleşme süreci ve Cumhuriyet döneminde şekillenen tarih anlayışı nedeniyle çoğu zaman ideolojik yaklaşımlarla değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler, Osmanlı’yı ya aşırı yücelten romantik bir nostaljiye ya da onu bütünüyle geri kalmışlıkla özdeşleştiren indirgemeci bir bakış açısına indirgemiştir.
İlber Ortaylı’nın Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek adlı eseri, bu iki uç yaklaşımın ötesine geçerek Osmanlı Devleti’ni kendi tarihsel şartları içinde, bilimsel ve eleştirel bir bakış açısıyla ele almayı amaçlamaktadır. Ortaylı, Osmanlı’yı anlamanın yolunun onu modern ulus-devlet ölçütleriyle yargılamak değil, kendi çağının siyasal, toplumsal ve kültürel dinamikleri çerçevesinde değerlendirmekten geçtiğini savunmaktadır.
Yazar, Osmanlı tarihinin ne bir “altın çağ masalı” ne de bir “çöküş hikâyesi” olarak okunması gerektiğini ifade eder. Ona göre tarihçinin görevi, geçmişi bugünün değer yargılarıyla yargılamak değil, anlamaya çalışmaktır. Bu yaklaşım, eserin genel metodolojik çerçevesini belirlemektedir.
ESERİN AMACI VE KAPSAMI
Eserin temel amacı, Osmanlı Devleti’ne dair yerleşik kalıpları sorgulamak ve okuyucuyu eleştirel düşünmeye sevk etmektir. Ortaylı, Osmanlı’nın idarî yapısı, hukuk sistemi, bürokrasisi, toplumsal düzeni ve kültürel hayatını tematik başlıklar altında inceleyerek imparatorluğun işleyiş mantığını açıklamaya çalışır.
Kitap, klasik anlamda kronolojik bir tarih anlatısı sunmaz. Bunun yerine deneme tarzında kaleme alınmış, birbirini tamamlayan analitik değerlendirmelerden oluşur. Bu yönüyle