Üzülme. Çünkü sen, Allah'a, peygamberlerine, meleklerine ahiret gününe, hayır ve şer ile kaza ve kadere inanan bir Müslümansın. Halbuki onlar Rabbi inkâr ettiler, peygamberleri yalanladılar, kitaplarda ihtilaf ettiler, ahiret gününün varlığını reddettiler. kaza ve kadere inanmadılar.
Üzülme. Günah işlediysen tevbe et. Kötülük yaptıysan bağışlanma dile. Hata ettiysen düzelt. Allah'ın rahmeti geniştir, kapısı açıktır, affı büyüktür ve tövbeleri kabul edendir.
Üzülme. Eğer üzülürsen, sinirlerin bozulur, bünyen sarsılır. kalbin yorulur, yatağın batar, geceleri uykuların kaçar. Şair şöyle der:
"Nice dertler vardır, yiğidi sıktıkça sıkar,
Allah katında her derdin bir dermanı var.
Sıkıldıkça daralır da daralır halkalar,
Açılmaz zannedilirken bir anda açılırlar."
Sen, düşünceyi kendi haline bırakırsan azgınlaşır, taşkınlık yapar, hüzün dosyalarını önüne tekrar getirir ve annenden doğduğun günden beri meydana gelen trajedilerin kitabını sana okur. Düşünce, başıboş kaldığı zaman yaralı maziyi ve istikbalin korkutucu gürültülerini senin önüne getirir Böylece senin varlığının temellerini sarsar, duygularını yakar O halde düşünceye öyle bir gem vur ki, artık faydalı ve verimli işlerde yoğunlaşan ciddi bir yöneliş içinde olsun.
"Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan." (Furkan,58)
...övgüye layık hüzün, bir itaati yerine getirememeninveya bir masiyeti işlemenin sebep olduğu hüzündür. Çünkü kulun, Rabbine karşı işlediği bir kusurdan ve ihmalden dolayı hüzünlenmeai , yaşadığının, hidayeti kabul ettiğinin ve hidayetle aydınlandığının bir delilidir.