O hâlde neler için tasalandığını ve üzüldüğünü iyice düşün. Acaba üzülmeye ve sıkıntı çekmeye değer mi? Çünkü sen aklını, fikrini , etini, kanını, vaktini ve rahatını ona verdin. Bu, aptalca bir alışveriştir. Hiçbir kazancı olmayan, korkunç bir kayıptır.
Dinle, Ebu Hazm şöyle diyor: " Sultanların da , benim de bir günümüz var. Düne gelince onun lezzetini artık bir daha tadamayacaklar. Yarın hakkında ise ben de onlar da endişeliyiz. Gün bugündür. Bugüne ne olabilir ki işte yaşıyoruz?!"
Senin kendine ait bir duruşun, kendine ait bir rengin var. Biz seni bu renginle ve bu duruşunla istiyoruz. Çünkü sen böyle yaratıldın. Biz seni böyle tanıdık. " Hiçbiriniz bir başkası olmasın."
Yaratıldığın gibi yaşa. Ne sesini , ne sesinin tonunu,ne de yürüyüşünü değiştir. Kendini vahiy ile eğit . Varlığını ortadan kaldırmadan ve bağımsızlığını öldürmeden!