ÖZGE

ÖZGE
@_oskeee
Kalbinizin raflarına kitaplar dizin
GRÜ
182 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
İyice düşünülmüş olmadığı gibi sağlam temelli de olmayan, hatta tam tersine anlık, bağlayıcılığı olmayan deneyimlerden, tutumlardan ve duygulardan ibaret beyanlarda bulunuyoruz.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İyi ve doğru davranışları belirleyen şey çoğunluğun teamülleri midir?
Sayfa 19·Kitabı okudu
Kant, (başka şeylerin yanı sıra) 1784 re aydınlanmayı "insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu ergin olmama durumundan çıkışı" olarak tanımlamasıyla meşhurdur. Ergin olmama durumunu "kişinin kendi aklı başkasının kılavuzluğu olmadan kullanamaması" olarak tanımlamıştır. Bir başka deyişle, ergin olmama hali akılsızlıktan değil, belirleyicilik ve düşünme kabiliyetini kullanma cesareti yoksunluğundan kaynaklandığında, kişinin kendi kendisini maruz bıraktığı bir şey haline gelir. Kant'ın Aydınlanma sloganı Sapere aude! ("Aklını kullanmaya cesaret et") buradan doğmuştur. Kendi aklınla düşün, de diyebiliriz. Daimonunu dinle. Onunla ve başkalarıyla konuş.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Gerçek anlamıyla düşünmenin hayatta yapabileceğimiz en önemli -en insani- şeylerden biri olduğunu savunuyorum. Ne var ki aynı zamanda modern dünyamızın doğasının düşünceliliğe müsait olmadığını, bu nedenle de iyi ve derin düşünmeyi yeniden öğrenmemiz gerektiği ileri sürüyorum.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Nitekim hümanizmin temel fikri budur: Kendi aklınızla düşünmeyi öğrenmek zorundasınız. İyi düşünmeyi. Aklınızı kullanmayı. Ve bunu yapma kabiliyetinizi tehdit eden her şeye direnmeyi. Peki hepimiz kendi koşullarımızın birer ürünü olduğumuza göre bunu nasıl başarabiliriz? Fayda değerinin, gücün ve aceleciliğin hüküm sürdüğü bir dünyada yavaş, derin ve olgunlukla nasıl düşünebiliriz?
Sayfa 10·Kitabı okudu