"Eğer tarih, hayatın öğretmeni ise ki öyledir, yaşadığımız zaman ve alanda hiçbir şey öğrenemeyenlerin sayısının çok fazla olduğu muhakkaktır. İnanılmaz gibi görünmekte fakat maalesef gerçektir, kendi ortamlarında önde gelen ve etkili olan çok sayıda insan, insaniliğini kaybetmiş ve maddi-manevi olarak zulmün emrine girmiştir."
"Hürriyetin zihinlere ve ve daha zihinlerdeyken hapsedildiği, kahraman olmak yerine kahraman alkışlayanların çoğaldığı, krallıkların çıplaklığını topluma rağmen ve krala rağmen ancak bir çocuğun safiyane feryatla haykırdığı, Sokrat'ın baldıran zehiri içtiği, Hallac'ın derisinin yüzüldüğü, İsa'nın bilmem kaçıncı kez çarmıha gerildiği anlardır. Bu halleri Osmanlı Devleti'nin gerileme ve çöküş dönemlerinde, Bosna-Hersek'in Osmanlı'yla paylaştığı zaman dilimlerinde, sonrasında Avusturya-Macaristan işgali ve Komünist hâkimiyetin olduğu dönemlerde görmek mümkündür. Ve artık ayrışan coğrafyalarda, sancıların ortaklığı devam eder."
Suriye'de, Hicaz'da, Irak'ta ve Filistin'de İslâm istiklâlinin son savunucuları olan Türkler, çekildikten sonra kendilerini idare etmek kabiliyetinden yoksun olduklarında şüphe olmayan Suriyelilerin (ve diğerlerinin) tekrar bir toplumsal esarete düşecekleri kesindir."