Hızır sözcüğü Arapca’da Al Hazır, Al-Hızır’ olarak geçmekte ve yeşilik anlamına gelmektedir. Ayrıca ab-ı hayat (bengisu, yaşamsuyu) içmiş ölümsüz olduğuna, darda kalanların imdadına yetişmekle ünlü olan Peygamber Hızır Aleyhisselam, ya da Hızır Nebi olarak kabul görmektedir. Hızır ölümsüz sayılmaktadır. Yine ölümsüz sayılan Hızır İlyas’da ab-ı hayat içerek ölümsüzleştiğine inanılmaktadır.
Hızır günü olarak adlandırılan Hıdırellez Bayramı Hızır ile Hızır İlyas’ın karada buluştukları gün olarak kutlanır. Anadolu’nun birçok yöresinde Hıdırellez gecesi dilenen dileklerin gerçekleşeceğine, hastaların iyileşeceğine, uğursuzlukların sona ereceğine, sorunlara çözüm bulunacağına, kısmetlerin açılacağına ve bereketin artacağına ilişkin yaygın bir inanış vardır.
Anadolu Alevi Bektaşilerine göre Hızır kimi zaman yoksul ve fakir kılığında gelir, kimi zaman sıcak bir dost suretinde görünür. Hızır bazen Şah Merdan Ali’yel Mürteza gözüyle görünmüş, kimi zaman Hallacı Mansur, Nesimi, kimi zaman Hünkar gözüyle görmüşler. Bazen Pirsultan olmuş ve daha nice ismini sayamadığımız değerlerimizle hep özdeşleştirmişiz, hatta bütün Peygamberlere kılavuzluk yaptığını dahi söyleyebilmişiz. Nuhu tufandan, Yusufu kuyudan, Yunusu balığın karnından kurtaran Hızırdır. Musa’ya kılavuzluk eden, cansız balığı canlandıran, İsa’yı göğe ağdıran, Halil İbrahimi ateşten, Hz . Muhammedi miraca götüren, Hızırdır. İtikat ve inancın doğruluğun olduğu her yerde Hızır var olmuştur. Hızır’ı bu gözle görmemizdeki amaç Hızırın ölümsüz olduğunu her daim içimizde yaşadığı’nın
İnancını taşımış ve ona inanmış olmamızdandır. Bu anlamdadırki Hızır herdaim inancıyla, kişiliği’ile bütünleşmiş. Kamil insan mertebesine ulaşan kendi özünde tanrıyla bütünleşen her canın yanındadır.
Hızır ve İlyas söylencelerde iki kardeş ya da