Yüz fikir üretirseniz içlerinden birinin harika çıkması mümkündür. Beş fikir üretirseniz, o fikirlerden birinin harika olma şansı düşüktür. Bir şirket beni bir projede yaratıcı danışman olarak çalışmaya davet ettiğinde, onlara bir fikir yerine yüz fikir ürettiririm. İlk kırk fikir beklenen fikirler çıkar. Sonraki kırk sıra dışı ve farklı olur. Son yirmi tuhaf ve gerçeküstüdür çünkü zihinlerini daha önce hiç gitmedikleri alanlara girmeye zorlarlar. Genelde son yirmi fikirden birini kullanırız. Doksanı kesilip atılır. İşte bir görev aldığınızda yüz fikir üretin ve en iyisini seçin. Daha fazla çaba, daha fazla enerji ve muhakeme yeteneği gerektirir ama size daha fazla seçenek sunar. Kendinizi harcayarak zengin olursunuz.
Yaptığımız şeye dışarıdan bakma eğilimindeyiz. Kopuk ve analitik. Yaptığımız şey ile aramızda bir mesafe var. Hayattan ve işimizden en fazla faydayı sağlamak için onu içeriden görmeliyiz. İlgi alanınız her neyse o olun.
“Eğer bile bile gücünüzün yettiğinden daha azını olmayı planlıyorsanız sizi uyarıyorum, hayatınızın geri kalan kısmında mutsuz olacaksınız. Kendi yeteneklerinizden ve olanaklarınızdan kaçıyor olacaksınız.”
Abraham Maslow
Samuelson ekonominin onun için, onun da ekonomi için yaratıldığını hissediyordu. ‘Sizin için oyun gibi olacak işi hayatınızın erken safhasında bulmanın hayati önemini asla küçümsemeyin,’ diye açıkladı. Başarısının anahtarı, fizikteki ve bilimdeki diğer ilgi alanlarından fikirleri ekonomiyle birleştirmesinde saklıydı. Ekonomiyi kişisel bir şeye dönüştürmüştü. Bütün ilgi alanlarını keyifle ekonomiye akıttı. ‘Benim açımdan sırf eğlence olan bir şey için oldum olası gereğinden fazla para aldım,’ demişti.