Beni senden sonra iyi gören olmadı. Kendim de dahil.
Aynaya her baktığımda eksik bir yerimden geçtim, tanımadım kendimi, tanımaya yanaşmadım. Yine de bu çağın en ucuz sorusu bildiğim 'nasılsın'ı sürekli sordular. Ben de aynı ucuzlukta olan iyiyim cevabını verdim herkese. Bu çağda insanın en kolay yalanı, en çabuk öğrendiği doğrusuydu bu. Sonra ben sustum ve onlar da sustu. Onlar anlamadıkları için değil, anlamanın yükünü almamak için sustular. Böylece aramızda kirli bir anlaşma kuruldu. Ben iyi olduğumu söyleyecektim, onlar da buna inanır gibi yapacaktı. Yani kimse kimsenin yarasına eğilmeyecekti.