İslam Dünyası, sadece denizler, ırmaklar ve dağlarla değil; farklı menfaat ve etkilerle de parçalanmış durumdadır. Bunların tümünün aşılması hayli zor olacaktır. Bunu hiçbir zaman tam anlamıyla yerine getiremeyiz, fakat bu birlik için çalışmaktan da hiçbir zaman geri durmamamız gerekiyor. Her Müslüman ülkenin güvenlik ve kurtuluşu bundadır.
Tarihe meydan okuyuşumuzun kaçınılmaz olduğunu göreceksiniz. Nihayet, bir ulus oluyoruz ve kendi ülkemizi yaratıyoruz. Tüm uluslar bunu kanla yaptılar. Tarih hediyeler vermez. Biz de bir istisna olamayız.
İslam Dünyası çeşitlilik arz eden oldukça durağan bir dünya. Farklı fikirler, etkiler ve ilgilerle bölünmüş olan geniş kitleleri aynı yönde harekete geçirmek çok zor.
Ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler. Her durumda, ikinci sınıf insanlar daha zengin ve görünürde daha güçlüdürler. Görünürde, diyorum çünkü güç ve zaaf yalnızca gönül meselesidir.