Şermin Erkal

Şermin Erkal
@_ser
“Aramızda kalsın; seni sevmek gökyüzündeki maviyi yeryüzünde yüzdürmek gibi… Yüreğinle dinle; o her şeyi biliyor… Aramızda kalsın; ben bayağı seviyorum seni…” … YAZGIMSIN … “Yazma,” dedi kadın, Biraz sitem doluydu adama, derinden, içten… “Ne demek yazma? Ben senin yazgınım zaten; daha nasıl yazılayım, daha ne yazayım? Ben senin öğrencinim; sen bilirsin tüm eksik yanlarımı, sen tamamlarsın… Yar eksik, har eksik, haydi gel yanalım… Sen benim sevdiğim; yanımdayken bile çok özledim,” dedi adam, hasret dolu sözlerini bir bir sıralarken, kalbi titreyerek… “Dokunmaktan ibaret değil hissetmek,” dedi kadın. “Ben bunu en çok sensizken, seninle yattığım gecelerin gün doğumlarında anladım. Senden bana sadece saatleri doldurmayacak yarım bir sarılma hatırda kalacak…
Reklam
Geçiyor be… Birinin seni sevmesini beklerken içindeki heves de, aşkın da usul usul çekip gidiyor. Bağıra bağıra söylemek istediklerini sessizce boğazında bir düğüm gibi yutuyor, öylece geçiyorsun… Ve bir gün fark ediyorsun; en çok ona sakındığın kalbin, en sessiz gününde ondan vazgeçmiş. Ama sonra… içinde hafif bir esinti başlıyor. Acının küllerinden küçük bir umut filizleniyor. Seninle emin olmadığım şeyi artık biliyorum; Ben seni değil, kendimi yanlış anlamışım. Sana göre eksik, kendime göre fazlaymışım. Sesimi kısarken susmamış içimdeki kadın, sadece doğru zamanı beklemiş. Şimdi biliyorum… Kalbimin bükülen yerlerinde
"'Biz sevmeyi eksik etmeyelim, Kim ne kadar sevilmeye layıksa, onda kalsın Sevda elbisesi..."" ... AVUÇ İÇLERİNDEN... Hasretse yaşanılmak istenenler, Kelimelerle vakit kaybetmek niye? Yaklaş… Dokunmadan, sarılmadan geçmez... Laf dinlemeyen bir sevdaya düşmüşüm, Kaçarı yok — Nefesin yeter mi aşka? Duru durağı yok, Aza tahammülü hiç yok. Hazır mısın yanmaya? Hazır mısın yangından sonra ıslanmaya? Hazır mısın dört mevsimi bahara? Yüreğin dayanır mı? Böyle bir sevdaya.. Son nefesinde ismimi sayıklamaya? Her vuslat, sanki bu sonmuş gibi Buluşmalar… Deli eder o öpüşler… Ve ellerinin ayrılması diğerinden, Ayaklarının geri geri gitmesi geldiği yönden...
Alıntı
İnsan dün bugün yarın arası uyku ve uykusuzluk arası hepsi bu... Düşünceler derin yaşanmışlıklar anı yürek hain ve hayat akıp gidiyor yeni acıları eklemek istercesine... Biz mi? Hâlâ eskisi gibi... Şermin Erkal Hepsi bu...
Bu Şiirin Mısralarında Bak yine özlüyorum seni, itiraf edemediğim bir yalnızlığın kuytusundan… Bak yine bekliyorum seni, dilinin ucunda susmuş bir kadının yüreğinden… Her gece aynı boşluğa düşüyor adın, elim uzanıyor, tutamadığım bir sıcaklıkta kayboluyor. Gözlerim, yokluğunun karanlığında büyüyor, seninle aydınlanan bir sabahı arar gibi… Konuşsam, kelimeler titrer; susarsam, içimde fırtınalar devrilir. Ben böyle eksik, böyle yarım, böyle sana yakın ama sana söyleyemeden yaşarım bu yangını… Ve bil ki; sana söyleyemeden ölürüm bu şiirin mısralarında… Çünkü her kelime sana varmak ister, ama ben hep yarım kalırım adımın sen’e değdiği yerde. Adını anmaya korkarım bazen, çünkü her hecesi içimde bir yangını uyandırır.
Reklam