"Ev neredeydi? Bir menzili var mıydı, bir yolu veya bir sanı, adımların ulaşacağı? Yukarıda gri gökyüzünden boşanan
kar taneleri biliyorlar mıydı mesela evlerinin yolunu? Şimdi sokakta, asfalta değen yorgun ayaklar biliyorlar mıydı?
Şehrin insanları biliyorlar mıydı ev nedir, nerededir?.."
"Kimseyi incitmeden, kırmadan kalpleri, kem söz söylemeden ya da yıkmadan kimsenin hayalini; hayat, bir mayın tarlasında yürümek gibi. Anlıyordu aslında, anlıyordu insan olmanın yükünü. Bir hayata kaç tahammül sığar, biliyordu."
ᨖ . . .
Şimdi ikimizin bir fotoğrafı olmalıydı
Ama öyle duvara asmalık değil.
Cüzdan da taşımalık da değil.
Telefonda saklamalık hiç değil.
istiyorum ki kitap arasında unutulmalık bir
fotoğrafımız olsun.
Bundan üç yıl sonra birisi o fotoğrafı bulsun ve desin ki:
"Bir adam bir kadına nasıl bu kadar güzel bakar?"