Simge

Simge
@_simge_
Öğrenci
İstanbul
Ankara, 12 Haziran 2005
19 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
"Bizim çok daha önce cesaret göstererek birbirimizi aramamız gerekirdi. Bunu yapsaydık asıl dünyamızda bir araya gelebilirdik belki."
Sayfa 19 - Hep Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Artık yokluğum fark edilmediği için kızgın veya kırgın değilim."
Sayfa 16 - Hep Kitap
"... çok vakit geçirdik, birbirimizi çok sevdik, ben biraz daha fazla sevdim ama, çünkü ben hep daha fazla severim zaten..."
Sayfa 13 - Hep Kitap
"Korkuyor, görüyorum. Artık yokluğu fark edilmediği için kızgın veya kırgın değil. Ama korkuyor. Başına geleceklerden. Öyle bir şey çünkü korku. Mavi renkli musluktan akan yanlış bağlanmış sıcak su gibi. Hemen anlamazsan, elini uzatır yanarsın. Ama sıcak su akacağını bilirsen, korkacak bir şey yok dersen, önce sıcağa alışır elin, sonra el olmaktan çıkarsın. "
Sayfa 9 - Hep Kitap
"Kendimizden bile saklarız içimizdeki acıyı, kendimizden saklanarak kaçarız ama geçmez; geçemez o acı. Anlamayız o sırada, yaşadığımız anın içinde hiç anlamayız aslında bunun bize sonradan nasıl iyi geleceğini. Ve kalbimiz çok ağrır. Sen de biliyorsun. Çatlayan bir parmak gibi ağrır kalp, keşke kırılsaydı deriz, çünkü alçıya alınamaz çatlağımız. İlacı da yoktur, ağrır. Sabırla geçmesini bekleriz. Sadece bekleriz. Sonra ne olur peki diyor. Çok mutsuz bunu sorarken, saklıyor ama görebiliyorum mutsuzluğunı. Sonra hiçbir şey olmaz. Yani mucizeye benzer bir şey olmaz ama üst katta yaşayan teyzenin saçının dip boyası gelir mesela. Çocuk parkının kırmızı tırmanma iplerinin rengi solar, incelir, bunu gören birileri tarafından yenilenir. Sahibine küçülen bir çocuk ayakkabısı bir başka çocuğa verilir, bahçedeki küçük gri kedi anne olur. Naftalinlerin ya da dolap için lavanta keselerinin satışları artar, balkonun sürgülü camı uzun süre açılmayacak kadar kapanır, yani zaman geçer diyorum. Bir parçası olduğumuz şeyin dışında olmakla kalmayız; ona karşıdan bakabilmeye de başlarız ve inanmayacaksın bunu yaparken güleriz diyorum. Ve artık gitme zamanımızın çoktan gelmiş olduğunu anlarız değil mi diyor. Evet, bu kadar fark edilmemeye çok bile beklemişizdir sağ kol diyorum. Gideriz değil mi diye soruyor. Gideriz. Farkına bile varmadan hem de. Kalp ağrımaz. Hiç. Bir yaş daha alırız. Üst kattaki teyze gibi pastamızın üzerindeki mumları üfleyemesek bile -palyaço kolyelerin sağ kollarının doğum günü pastaları olmaz çünkü- alırız o yeni yaşı yanımıza; yolumuza, yolculuğumuza devam ederiz. Kalbi ağrımaya insanları düşünmeyiz artık, onları hissederiz. Olsaydı bir kalpleri, ağrırdı mutlaka deriz. "
Sayfa 8 - Hep Kitap