Okuduğuma asla pişman değilim ama keşke yazarın ilk serisini okusaydım diyorum hep. Medra'nın dünyasına dair havada kalan her şeyi önceden bilmek isterdim.
Vampirlerin yönetimde olduğu, insanların sihirli güçlerinin olduğu bir dünya düşünün. Bu evrende kırmızı saçlı, yarı peri ana karakterimiz kendini buluyor.
Ne olduğunu bilmediği bu evrende kendini Blake Drakharrow ile nişanlı bulan Medra; bir de karanlık bir akademide, kendisini öldürmeye çalışan vampirlerle dolu bir okulda kalır.
Ayrıca Medra, ejderhaların olmadığı bir evrende tek ejderha binicisidir.
Kitap boyunca evrenin inşasını uzun uzun okuyoruz. Bir noktada o evreni anlamaya çalışma aşamasının sıktığını itiraf ediyorum. Slow burn bir kitap olduğu için Blake'in dahil olması da bir tık uzun oldu. Hatta o kadar uzundu ki bir noktada erkek karaktere ben de sinir oldum.
Güzel bir giriş kitabıydı. Harry Potter seven tarafım, bu kitabı da sevdi. Devam edeceğim ama önceliğim yazarın diğer serisi olacak. Medra'nın annesine ve yaşadığı evrene dair daha çok bilgi edinmek istiyorum.