çokça kalabalık çokça tenha
şaşıracağı kadar tüm okurların
çokça zengin çokça yoksul
çokça mutlu çokça mutsuz
bir o kadar genç ve yaşlı
çokça az çokça çok
bir sultan bir bende
bir isyankâr bir mağlup
bir rakip bir handan bir müstağni bir maşuk
hiç mutsuz hiç mutlu.
Biz. Biz artık iflâh olmayız. Çünkü bizi bir yerlerde unuttular. Şimdi de işte bir yerlerden toplanmayı bekliyoruz. Biz seninle kaç gece şu taşlıkları adımladık. Hangi zamanlardan kalmayız? Birlikte olduk mu? Beraberce kalakaldığımız o zamanda ve mekânda bana iğrenmeden, kimbilir hangi talihin sana bağladığı şu çirkin ve noksan bedenime bir an ürpermeden bakabildin mi?