Bu düğün Birgül ömrünün son günü olduğunu bilseydin ne yapardın?
Ah keşke, zamanında helalleşseydin değil mi? Ertelemeseydin o kısacık ve kurtarıcı dileği...
"Hakkını helal et", insanların iç dünyalarında muhtaç oldukları huzuru tesis eder, karşılıklı sevgi ve muhabbeti çoğaltır.
Dil geleneğimizin hediyesi, dinimizin yeganesidir.
Taşıma omuzlarında o yükü ta ahirete kadar..
Daha düne kadar her teşekkür, "estağfurullah" diye karşılanırdı.
Oysa teşekkür edilen veya öğlen bir kimsenin söylediği bir incelik ve alçak gönüllülük sözüdür estağfurullah. Kibri ve büyüklenmeyi tevazu ile takas eder kendiliğinden. Kırmaz kimseyi, incitmez. Gönül kırgınlığını alır. söyleyene de işitene de samimi bir tebessüm kadar.
Estağfurullah ile Allah'tan kusurlarını örtünmesi dilenir.
Kelimenin sadece yazılışına bakan biri bile, Allah ve istiğfar kelimelerini görecektir.
İslam'la şekillenmiş, din ve gelenekle işlenmiş en güzel sözlerden biri Estağfurullah.
Eyvallahı sadece dile pelesenk olmaktan kurtarıp, onu sihirli, manalı ve özel bir yere koyan; samimiyet, yerli yerindelik ve ciddi değildi de?
Arapça'da "aynen öyle, tastamam" gibi kabul etme manası ile kullanılan "eyvallah", tasavvuftaki istilahı sahasını "Hakla kabul ettik, Haktandır" manasında bulur.
Hz. Mevlana'nın oğlu Sultan veled, şahane bir beytinde, "Bizlere, Hakk'ın Hikmet tecellileri'ni eyvallah'la karşılama hali kalmıştır."der ve kelimeye hakkını devreder.
Belliki ortada bir ziyan vardır ama telafisi olmuyor ziyan bile teselliyim muhtaçtır.
Keşke olmasaydı... O zaman daha iyi olurdu demesi gerekenin "canın sağ olsun" daki olgunluğu gönül alıcı kıvama gelir.
Canın sağ olsun deyip olgunluk ve tevazu gösterebiliyor musun?
Hatanı yüzüne vurmayıp canın sağ olsun diyen karşısında küçük bir mahcubiyet duyabiliyor musun?