Bu mübarek dönemde yetişen çocuk sahabelerin nasıl bir terbiye ile büyüdüklerini resmeden bir rivayet...
Resulullah s.a.v. çarşıda ok yarışı yapan Beni Eslem'den bir grupla karşılaşmıştı. Onlara: "Ey İsmailoğulları atın, atalarınız ok atıcıydı. Atın, ben falan kabileyi tutuyorum." dedi.
Bu söz üzerine bir grup atıştan vazgeçti.
Efendimiz s.a.v. "Ne oldu, niye atmıyorsunuz?" diye sordu. Şöyle cevap verdiler "Nasıl atalım siz öbür tarafı tutuyorsunuz" bunun üzerine "Atın" dedi "Ben hepinizi her iki tarafını tutuyorum"
Enez Bin Malik (r.a) anlatıyor: "Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Ben, uzun tutmak arzusuyla namaza başlarım. Bir çocuk ağlamasın kulağıma gelir. Çocuğun ağlamasından annesinin duyacağı elini bildiğim için namazı uzatmaktan vazgeçerim."
Hadiste geçen hanım sahabi kundaktaki bebeği olmasına rağmen cemaat namazını kaçırmayıp mescide gelip; Rasulullah (s.a.v.) in arkasında namaz kılıyor. Bu hadisin şerhlerinde çocuğun mescidde olduğu, bir başka görüşte ise çocuğun mescide yakın bir evde olduğudur.
İşte bu annelerin olduğu asırda çocuk yaşta Müslümanlara imamlık yapan çocuklar yetişiyordu.
Amr Bin selem'e (radıyallahu anh) gibi.
Hz. Ali (r.a.) " Bütün günün meşguliyetlerinin ardından eve gelip Fatma (radiyallahu anha) nın yüzüne baktığımda bütün gam, üzüntü ve yorgunluklarım yok olup giderdi" buyurdu.