yazarnuraykaya

yazarnuraykaya
@_yazarnuraykaya
İnsanlara değil;işine odaklanırsan başarılı olursun.
yazar&şair
Lise
Karabük
Ordu
Mart 2026 tarihinde katıldı
GÜLSÜN YILDIZLAR
Bazı insanlar vardır; varlıkları gökyüzüne serpiştirilmiş yıldızlar gibidir. Karanlık gecelerde bile ışık verirler. Yol gösterirler, umut olurlar. İşte kadınlar da hayatın göğünde parlayan o yıldızlardır. Sessizce, sabırla ve çoğu zaman görünmeden dünyayı aydınlatırlar. Bir annenin şefkatinde, bir kız çocuğunun hayallerinde, bir öğretmenin sabrında, bir emekçinin alın terinde saklıdır kadınların ışığı. Onlar hayatın en ince yerlerinden dokur zamanı. Bir yandan kırılırlar, bir yandan dimdik durmayı öğretirler. Yorulsalar da vazgeçmezler. Çünkü içlerinde sönmeyen bir umut ateşi vardır. Kadın, bazen bir evin sıcak ocağıdır. Bazen bir çocuğun güvenle tutunduğu el. Bazen de bir toplumun vicdanıdır. Sessiz görünse de en güçlü sözleri o söyler; sabrıyla, emeğiyle ve sevgisiyle. Hayatın her köşesinde kadınların izleri vardır. Bir sofranın bereketinde, bir bahçenin çiçeğinde, bir hikâyenin en duygulu satırlarında… Kadınlar dünyayı sadece yaşanır değil, aynı zamanda anlamlı kılar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Ama aslında her gün kadınların emeğini, sevgisini ve gücünü hatırlamak için bir sebep olmalı. Çünkü onlar yalnızca bir günün değil, hayatın kendisinin kahramanlarıdır. Dilerim ki dünyamızda hiçbir kadın gözyaşıyla değil, umutla anılsın. Hiçbir kadın korkuyla değil, güvenle yürüsün. Ve her kadın, gökyüzündeki bir yıldız gibi kendi ışığını özgürce yayabilsin. Bırakalım bu gece gökyüzü biraz daha parlak olsun. Bırakalım yıldızlar gülsün… Çünkü kadınlar gülümsediğinde dünya gerçekten aydınlanır.
Reklam
Mucizeler Şehri
Güneş, şehrin taş sokaklarını altın bir örtü gibi sararken, her köşe başında ayrı bir hika ye fısıldanıyor. Mucizeler Şehri… Adı gibi, her adımda olağanüstü bir şeyler gizli. Yüzyılların sessiz tanığı olan taş evler, rengarenk çiçeklerle örtülü balkonlarıyla adeta zamanın akışına meydan okur. Sokağın sonunda, eski bir çeşmenin kristal suları, güneş ışığında dans eden binlerce minik elmas gibi parlıyor.Bu şehirde rüzgâr bile farklı esiyor.Yaprakların arasında fısıldayan bir sır gibi, hafif bir melodiyi taşırken, şehrin kalbinde uyuyan umutları uyandırıyor. İnsanlar burada sadece yürümekle kalmaz, her adımlarında bir mucizenin izini sürer gibi hisseder. Çarşının ortasında kurulan tezgahlarda satılan baharatlar, sadece tat ve koku değil, geçmişin unutulmuş masallarını da getirir akla.Mucizeler Şehri’nin geceleri ise bambaşka bir büyüye bürünür. Ay ışığı, dar sokakların taşlarına düşerken gölgeler birbiriyle oyun oynar; sanki şehir kendi nefesini tutmuş, gizemli bir bekleyiş içindedir. Her pencere ardında ayrı bir hayat, ayrı bir mucize gizlidir. Kim bilir, belki bir köşe başında, yıllardır bekleyen bir dilek, yalnızca doğru gözlerin bakışını bekliyordur.Ve işte bu yüzden Mucizeler Şehri, sadece bir şehir değil; bir şiir, bir rüya ve bir sırdır. Adımlarınız ne kadar hızlı olursa olsun, burada durmak, dinlemek ve bakmak gerekir. Çünkü mucizeler, yalnızca gözlerini kapatıp hayal etmeyi bilenleri bulur.
Akkuş'un Gürgenleri yeni eserim çıktı.
Hayvan ölümleri, açıklanamayan hastalıklar ve köyü saran korku… İnsanlar bunun bir lanet olduğuna inanır. Fakat gerçek, korkudan daha derindir.
Akkuş'un Gürgenleri roman eserim çıktı.

yazarnuraykaya

, 1000Kitap'a katıldı.